İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
15 Ocak 2026 · İcra ve İflas Hukuku

Haciz Konuldu, Bundan Sonra Ne Oluyor: Satış Talebi, Elektronik İhale ve İhalenin Feshi

Takip kesinleştikten sonra haciz, kıymet takdiri, elektronik satış portalında açık artırma ve ihale aşamaları işler. Haciz ve satış isteme süreleri, borçluya satış yetkisi, 2026 yılında yapılan ihale değişiklikleri, ihalenin feshi ve sıra cetveli ele alınmaktadır.

Takip kesinleştikten sonra sürecin ikinci evresi başlar. Bu evrede alacaklı borçlunun malvarlığına el konulmasını ister, mallar değerlenir, elektronik ortamda satılır ve elde edilen para paylaştırılır. Aşama aşama işleyen bu süreçte her adımın kendine ait bir süresi vardır. Süreler kaçırıldığında haciz düşebilir, satış geçersiz hâle gelebilir ya da itiraz hakkı kaybedilebilir. Aşağıda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde hacizden paylaştırmaya uzanan zincir ele alınmaktadır.

Haciz isteme süresi ve elektronik sorgulama

Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz isteyebilir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunların doğduğu andan hükmün kesinleşmesine kadar geçen zaman ile icra dairesinde yapılan taksit sözleşmelerinin ihlaline kadar geçen zaman bu süreye katılmaz.

Kanun'un 78. maddesi 2020 yılında değiştirilerek alacaklıya elektronik bir imkân tanınmıştır. Alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri aracılığıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının niteliği ve ayrıntısı hakkında bilgi verir ve aynı sistem üzerinden haciz talep edilebilir. Bu ihtimalde icra dairesi tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonucunda edinilen bilgilerin hukuka aykırı biçimde paylaşılması yasaktır.

Süre içinde haciz istenmezse ya da talep geri alındıktan sonra aynı süre içinde yenilenmezse takip dosyası işlemden kaldırılır. Dosyanın işlemden kaldırılması takibin tümüyle sona ermesi anlamına gelmez. Alacaklı, zamanaşımı süresi dolmamışsa dosyayı yenileyerek takibe devam edebilir. Ancak yeniden haciz istenebilmesi yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır; ilama dayanmayan takiplerde yenileme üzerine yeniden harç alınır ve yenileme masraf ile harçları borçluya yüklenmez.

Haciz, alacaklının talebi üzerine icra müdürü tarafından uygulanır. Taşınırlar için fiilî haciz, taşınmazlar için tapu siciline şerh, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki alacaklar için ise ilgili kuruma ya da kişiye gönderilen haciz ihbarnameleri yoluyla işlem yapılır.

Haczedilemeyen mal ve haklar

Haciz sınırsız değildir. Kanun'un 82. maddesi, borçlunun ve birlikte yaşadığı aile bireylerinin asgari yaşam koşullarını korumak amacıyla bazı mal ve hakları haciz dışında bırakmıştır. Bu maddenin ev eşyasına ilişkin bendi 2023 yılında yapılan değişiklikle genişletilmiştir; artık aynı işlevi gören eşyadan yalnızca biri değil, ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyasının tamamı korunmaktadır. Başlıca örnekler şunlardır:

  • Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası.
  • Ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya.
  • Borçlunun hâline münasip evi.
  • Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu olan arazi, çift hayvanları, nakil vasıtaları ve ziraat aletleri.
  • Vücut veya sağlık üzerine verilen zararlar için tazminat olarak ödenen paralar ile öğrenci bursları.
  • Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı belirtilen mallar.

Mesleki eşya, hâline münasip ev ve çiftçiye ilişkin bentlerde sayılan malların kıymeti fazlaysa, ihtiyacı karşılayacak bir kısmı borçluya bırakılmak üzere bedelinden haczedilerek satılır. 2023 değişikliğinden sonra ev eşyası bu kısmi haciz kuralının dışında kalmıştır. Ayrıca bu istisnalar, borcun o eşyanın bedelinden doğmadığı hâllere özgüdür.

Maaş ve ücretlerde kısmi haciz kuralı geçerlidir. Maaşlar, tahsisat ve her türlü ücret, intifa hakları ve hasılatı, ilama dayanmayan nafakalar ile emekli maaşları, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra memurunca gerekli görülen miktar düşüldükten sonra haczedilebilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz varsa sıraya konur; sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Nafaka alacakları, Kanun'un 206. maddesinin birinci sırasında yer alan imtiyazlı alacaklardan olduğundan sıra cetvelinde önce gelir.

Bu mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir. Haczi caiz olmayan bir mal haczedilmişse, buna karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet süresi kural olarak 7 gündür; ancak haczedilemezliğin kamu düzeninden sayıldığı hâllerde süre aranmayabilir. Bu ayrım tartışmalı olduğundan, süre kaçırılmadan başvurulması güvenlidir.

Üçüncü kişideki alacakların haczi

Borçlunun üçüncü bir kişideki alacağı da haczedilebilir. Kira alacağı, hakediş, ticari alacak ve benzeri kalemler bu kapsamdadır. Bu haciz, Kanun'un 89. maddesi uyarınca üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilerek uygulanır.

Birinci haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişi; borcu olmadığını, malın elinde bulunmadığını, borcun ihbarnameden önce ödendiğini, malın telef olduğunu ya da malın borçluya ait olmadığını 7 gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmelidir. Süresinde itiraz edilmezse borç üçüncü kişinin zimmetinde, mal ise yedinde sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarnameyle bildirilir. İkinci ihbarnameye de 7 gün içinde itiraz edilmezse üçüncü haciz ihbarnamesi düzenlenir.

Üçüncü ihbarnamede üçüncü kişiye, 15 gün içinde parayı icra dairesine ödemesi ya da malı teslim etmesi yahut aynı süre içinde menfi tespit davası açması istenir. Dava açan üçüncü kişi, davayı açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 20 gün içinde icra dairesine teslim ederse hakkındaki cebrî icra işlemleri, dava sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını ispat etmek zorundadır ve davayı kaybederse dava konusu şeyin yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.

Bu mekanizma, itiraz edilmemesi hâlinde hiç borcu olmayan bir kişiyi borçlu konumuna sokabildiğinden dikkat gerektirir. Gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunun anlaşılması hâlinde ise alacaklı, üçüncü kişinin cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Haciz ihbarnameleri ve bunlara verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de yapılabilir; bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.

Haczedilen malın borçluya değil bir başkasına ait olduğu iddiası ise ayrı bir yolla, istihkak iddiasıyla ileri sürülür. Bu iddianın süreleri, mülkiyet karinesi ve ispat rejimi, istihkak iddiası ve istihkak davası konulu yazıda ele alınmıştır.

Kıymet takdiri ve 7 günlük şikâyet

Haczedilen malın satılabilmesi için önce değerinin belirlenmesi gerekir. Buna kıymet takdiri denir. İcra dairesi, gerektiğinde bilirkişiden yararlanarak malın muhammen kıymetini, yani tahmin edilen değerini tespit eder.

Kıymet takdiri raporu ilgililere tebliğ edilir. Rapora itirazı olan taraf, tebliğden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Şikâyet tarihinden itibaren 7 gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması hâlinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir; aksi hâlde başka bir işleme gerek kalmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir. Şikâyet yetkisiz icra mahkemesine yapılırsa mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak en geç 10 gün içinde yetkisizlik kararı verir ve dosyayı resen yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu madde gereğince icra mahkemesinin verdiği kararlar kesindir.

Bu 7 günlük sürenin önemi büyüktür. Kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyen kişi, sonradan satış gerçekleştiğinde kıymet takdirinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini isteyemez. Değerin düşük belirlendiği yönündeki itirazın yeri satıştan sonrası değil, raporun tebliğ edildiği andır.

Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Doğal afetler ve imar durumunda çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hâllerde ise bu sınır uygulanmaz.

Borçluya satış yetkisi verilmesi

2021 yılında yapılan değişiklikle borçluya, haczedilen malı kendisinin satması imkânı tanınmıştır. Amaç, cebrî satışta oluşan değer kaybını azaltmaktır. Sürecin işleyişi şu sırayı izler:

  1. Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini talep eder. Kıymet takdiri yapılmamışsa borçlu bunun yapılmasını da isteyebilir.
  2. İcra müdürü, kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra cebrî satış işlemlerini durdurarak borçluya 15 günlük süre verir. Bu sürenin başlangıcından mahkeme kararına kadar geçen zamanda alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.
  3. Borçluyla anlaşan alıcı, belirlenen bedeli bu 15 günlük süre içinde dosyaya öder. Bedel, malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktar ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktarın ve bu aşamaya kadar yapılan takip masraflarının toplamından az olamaz.
  4. İcra müdürü koşulların bulunduğunu tespit ederse dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderir. Mahkeme en geç 10 gün içinde dosya üzerinden talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir.
  5. Kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer, tüm hacizler kaldırılır ve devir ile teslim işlemleri gerçekleştirilir. Ret kararı verilirse yatırılan bedel alıcıya iade edilir.

Verilen süre kesindir ve uzatılmaz; sürenin sonunda satış gerçekleşmezse cebrî satış işlemleri kaldığı yerden devam eder.

Satış isteme süresi ve haczin düşmesi

Hacizden sonra satış kendiliğinden yapılmaz; talep edilmesi gerekir. Satış isteme süresini düzenleyen hükmün ilk fıkrası şöyledir:

Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. (2004 sayılı Kanun'un 106. maddesi)

2021 değişikliğinden önce taşınırlar için 6 ay olan bu süre, taşınmazlarla eşitlenerek 1 yıla çıkarılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, alacaklı lehine önemli bir uzama öngörür: 1 yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mal hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkradaki sürenin sona ermesinden itibaren 1 yıl daha uzar. Artırmanın sonuçsuz kalması hâlinde alacaklının elinde yalnızca kalan süre değil, ek 1 yıl bulunur.

Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve giderlerin birlikte ve peşin yatırılması gerekir. Giderler yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü satış isteyene 15 günlük süre verir; bu sürede eksik tamamlanmazsa talep yine yapılmamış sayılır. Bu giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir.

Süre içinde satış istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Haczin kalkması sıra bakımından da sonuç doğurur; aynı mal üzerinde başka alacaklıların hacizleri varsa öne geçebilirler. Taşınır mallar, satış talebinden en geç 2 ay içinde satılır.

Elektronik satış portalı ve artırma

2021 değişikliğiyle birlikte haczedilen malların satışı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne entegre elektronik satış portalında açık artırma suretiyle yapılmaktadır. Fiziksel ortamda yürütülen ihale uygulaması yerini bu sisteme bırakmıştır. Sürecin temel unsurları şunlardır:

  • Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı, artırmaya başlangıç tarihinden en az 15 gün önce ilan edilir. İkinci artırmanın başlangıç tarihi, birinci artırmanın bitiminden itibaren 1 ayı geçmeyecek şekilde belirlenir.
  • Açık artırmada teklif verme süresi 7 gündür.
  • Teklif verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde sistemi işleten kamu görevlileri dışında kimse tarafından görülemez.
  • Teklifler arasındaki fark, malın muhammen kıymetinin binde beşinden ve her hâlde 1.000 Türk lirasından az olamaz.
  • Artırmaya katılabilmek için malın kıymetinin yüzde onunu karşılayacak tutarda teminat yatırılması gerekir; teminat nakit ise en geç artırma süresinin bitiminden önceki gün saat 23.30'a kadar yatırılır, teminat mektubu verilecekse en geç önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine tevdi edilir.
  • Artırma süresinin son 10 dakikası içinde yeni bir teklif verilirse artırma 3 dakika uzar; her yeni teklif aynı şekilde 3 dakikalık uzama doğurur ve uzama sürelerinin toplamı 1 saati geçemez.

Satış ilanının gazetede ya da internet haber sitesinde yayımlanması, malın toplam muhammen bedeline bağlıdır. Kanun metnindeki eşikler 500.000 ve 2.000.000 Türk lirasıdır; bu tutarlar bir önceki yılın Aralık ayındaki yıllık Üretici Fiyat Endeksi esas alınarak Adalet Bakanlığı tarafından güncellenir ve her yıl 1 Şubat gününden itibaren geçerli olmak üzere Resmî Gazete'de ilan edilir. 2026 yılı için geçerli tutarların satış öncesinde güncel ilandan doğrulanması gerekir. Gazete veya internet haber sitesinde yayımlanan ilanlar eş zamanlı olarak Basın İlân Kurumu İlan Portalında da duyurulur ve bu portalda yayımlanan ilanlardan ücret alınmaz.

İhalenin gerçekleşebilmesi için teklifin, malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktarı ve ayrıca paraya çevirme ile paylaştırma masraflarını geçmesi gerekir. Asgari ihale bedelinin teklif edilmemesi nedeniyle ihale yapılamazsa ya da en yüksek teklif veren ihale bedelini yatırmadığı için ihale iptal edilirse, ikinci artırma ilk açık artırmadaki şartlar çerçevesinde tekrar yapılır.

2026 yılında yapılan değişiklikler

Elektronik satış hükümleri 2026 yılında 7589 sayılı Kanun'la üç noktada değiştirilmiştir ve bu değişiklikler özellikle ortaklığın giderilmesi satışlarında sonuç doğurur.

Birincisi, tüm maliklerin miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilirse, birinci artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılır. Bu artırma usulü bir defaya mahsus uygulanır ve bu artırmada tekliflerin muhammen kıymetin yüzde yüzünü geçmesi aranır; ikinci artırmada yüzde elli oranına dönülür.

İkincisi, satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurursa, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmaz. Hazine ise açık artırmalarda teminat göstermekten muaftır.

Üçüncüsü, ihale bedelini süresinde yatırmayan alıcıya ilişkin yaptırım ağırlaştırılmıştır. Alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edilir, kalan miktar hak sahiplerine ödenir. Bunun yanında en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan alıcıya, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir; bu ceza satışı yapan icra dairesi ya da satış memuru tarafından uygulanır ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere tahsil dairesine bildirilir.

İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır. Satılan mal, ihale kesinleşmeden teslim edilmez ve resmî sicilde alıcı adına tescil edilmez. Taşınırın teslimi veya sicile kayıtlı malın tescili, damga vergisi ile katma değer vergisinin yatırılmasından sonra gerçekleştirilir.

İhalenin feshi

Satış tamamlandıktan sonra ihaleye yönelik itirazlar ihalenin feshi yoluyla ileri sürülür. Başvuru icra mahkemesine şikâyet yoluyla yapılır ve süre, ihale tarihinden itibaren 7 gündür. Satış ilanı tebliğ edilmemiş ya da satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihaledeki fesada sonradan vâkıf olunmuşsa süre öğrenme tarihinden başlar; ancak bu süre, ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren 1 yılı geçemez.

İhalenin feshini isteyebilecek kişiler sınırlı sayıdadır: satış isteyen alacaklı, borçlu, malın resmî sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürmek suretiyle ihaleye katılanlar. Bu kişilerin yurt içinde bir adres göstermeleri gerekir. Sayılanlar dışındaki kişilerce yapılan fesih talebi, 2025 yılında eklenen hükümle mahkemece dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir.

Başvuru sebepleri genel olarak üç grupta toplanır: ihaleye hazırlık işlemlerindeki usulsüzlükler, ihalenin yapılması sırasındaki usulsüzlükler ve ihaleye fesat karıştırılması. İlan ve tebligat eksiklikleri en sık ileri sürülen sebeplerdendir. İlgililerin, ihale yapıldığı ana kadar gerçekleşen işlemlerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü vâkıf oldukları kabul edilir. Fesih isteyen, yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin zarar gördüğünü ispatla yükümlüdür.

Başvuruda üç mali sonuç göz önünde bulundurulmalıdır. Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışındaki kişilerin talebi ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir ve bu harcın yarısı peşin yatırılır. Aynı kişilerin, ilgililerin muhtemel zararına karşılık ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat göstermesi de şarttır. Teminat ya da harç hiç yatırılmaz veya eksik yatırılırsa mahkeme 2 haftalık kesin süre verir; bu sürede ikmal edilmezse talep dosya üzerinden kesin olarak reddedilir.

Üçüncü ve en ağır sonuç para cezasıdır. İcra mahkemesi; talebin yetkisiz kişilerce yapılmış olması, feragat veya işin esasına girilmesi nedeniyle reddine karar verirse, fesih isteyeni ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. Konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde bu oran yüzde yirmi olarak uygulanır. Görüldüğü üzere para cezası yalnızca esastan redde bağlı değildir; bu nedenle ihalenin feshi başvurusu, dayanağı somut olarak belirlenmeden yapılmamalıdır.

İcra mahkemesi, talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmese bile gereken kararı verir. Usulden ret gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İhalenin feshi talebi karara bağlanıncaya kadar ödenen ihale bedeli bankada nemalandırılır ve kararın kesinleşmesi üzerine nemalarıyla birlikte hak sahiplerine ödenir.

Paranın paylaştırılması ve aciz vesikası

Satış bedeli icra dosyasına girdikten sonra paylaştırma aşamasına geçilir. Alacaklı tekse ve rüçhanlı bir alacak yoksa, masraflar düşüldükten sonra kalan tutar alacaklıya ödenir.

Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi bir sıra cetveli düzenler. Alacaklılar, iflas hâlinde 206. madde uyarınca hangi sıraya gireceklerse o sıraya kabul olunurlar; ancak ilk üç sıraya kayıt için geçerli olan tarih haciz talebi tarihidir. Birinci sırada işçilerin iş ilişkisine dayanan alacakları ile ihbar ve kıdem tazminatları, işverenin yardım sandıklarına olan borçları ve aile hukukundan doğan nafaka alacakları yer alır.

Sıra cetveline karşı iki ayrı yol vardır. Cetvel suretinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde, alacağın esasına veya miktarına yönelik itirazlar takibin yapıldığı yer mahkemesinde dava yoluyla, yalnızca sıraya yönelik itirazlar ise icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülür. Sıra cetvelinde hak sahibi görünen alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya sunarak payına düşen tutarı tahsil edebilir.

Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve gerekli koşullar oluşmuşsa, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyerek alacaklıya, bir suretini de borçluya verir. Bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir; bir nüsha da her il merkezinde tutulan özel sicile kaydedilmek üzere ilgili icra dairesine gönderilir.

Sık yapılan hatalar

  • Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık haciz isteme süresinin, itiraz ve dava süreleri hesaba katılmadan yanlış hesaplanması.
  • Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin peşin yatırılmaması; bu eksiklik talebi yapılmamış sayar.
  • Kıymet takdiri raporuna 7 gün içinde şikâyet edilmemesi ve düşük değerin ancak ihaleden sonra fark edilmesi.
  • Şikâyetten sonraki 7 gün içinde bilirkişi masrafının yatırılmaması; bu hâlde şikâyet kesin olarak reddedilir.
  • Artırma sonuçsuz kaldığında satış isteme süresinin 1 yıl daha uzadığının bilinmemesi.
  • İhalenin feshi talebinde teminatın ve nispi harcın yatırılmaması ile talebin, başvuru hakkı bulunmayan bir kişi adına yapılması.
  • İhale bedelinin, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde yatırılmaması; bu durum teminatın irat kaydedilmesine ve teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezasına yol açar.

Hacizden paylaştırmaya uzanan süreçte belirleyici olan, birbirini izleyen kısa sürelerin takibidir. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde haciz, hacizden itibaren 1 yıl içinde satış istenmelidir. Kıymet takdirine 7 gün, ihalenin feshine yine 7 gün içinde başvurulur. Bu takvimin herhangi bir halkasının atlanması, sürecin başa dönmesine ya da hakkın kaybına yol açabilir.