Konkordato: Başvuru Şartları, Mühlet Süreleri ve Alacaklının Konumu
Konkordato, borçlunun iflas etmeden borçlarını yapılandırmasına imkân veren mahkeme denetimli bir süreçtir. Görevli mahkeme, gerekli belgeler, geçici ve kesin mühlet süreleri, takip yasağı ile istisnaları, oylama çoğunlukları ve tasdik şartları ele alınmaktadır.
Konkordato, ödeme güçlüğü içindeki bir borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan, mahkeme denetiminde yürüyen bir süreçtir. 2018 yılında iflasın ertelenmesi kurumunun kaldırılmasının ardından uygulamadaki ağırlığı artmıştır. Süreç, borçlu için nefes alma imkânı, alacaklı için ise takip yasağı anlamına geldiğinden her iki taraf açısından da yakından izlenmesi gerekir. Aşağıda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde başvurudan tasdike uzanan zincir ele alınmaktadır.
Konkordato nedir, iflastan farkı nerededir
Konkordatoda amaç, borçlunun faaliyetini sürdürerek borçlarını ödeyebilir hâle gelmesidir. İflasta ise malvarlığı tasfiye edilir ve elde edilen para alacaklılara paylaştırılır.
Konkordato projesi, borçların vadeye yayılmasını, bir kısmından feragat edilmesini ya da her ikisini birlikte içerebilir. Vade konkordatosu yalnızca ödeme takviminin yeniden düzenlenmesini; tenzilat konkordatosu alacağın belirli bir yüzdesinin ödenmesini öngörür. İkisinin birleştirildiği karma projeler de mümkündür. Bunların yanında malvarlığının terki suretiyle konkordato ile iflastan sonra konkordato ayrı türler olarak düzenlenmiştir.
Konkordato yalnızca tacirlere özgü değildir. Borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek yahut muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Buna karşılık uygulamada süreç ağırlıklı olarak şirketler bakımından işlemektedir.
Kim, hangi mahkemeye başvurur
Konkordato talebinde bulunma hakkı öncelikle borçluya aittir. Ayrıca iflas talebinde bulunabilecek durumdaki her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Görevli ve yetkili mahkeme, iflasa tabi borçlular bakımından borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Muamele merkezi, işletmenin fiilen yönetildiği yerdir ve çoğu zaman ticaret sicilindeki merkez adresiyle örtüşür. İflasa tabi olmayan borçlularda ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi görevli ve yetkilidir. Borçlunun tacir olmaması, görevli mahkemeyi değiştirmez; her iki hâlde de asliye ticaret mahkemesine başvurulur.
Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmak zorundadır. Avansın yatırılmaması hâlinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarına ve harç ile gider avansına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Talep bir dilekçeyle yapılır. Dilekçede borçlunun mali durumu, ödeme güçlüğünün nedenleri ve teklif edilen yapılandırmanın esasları açıklanır.
Talebe eklenecek belgeler
Konkordato talebinin kabul edilebilmesi için Kanun'un 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz sunulması gerekir. Belgelerin eksik olması, talebin daha ilk aşamada reddedilmesine yol açabilir. Başlıca belgeler şunlardır:
- Konkordato ön projesi. Borçların hangi oranda ve hangi vadede ödeneceğini, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemeler için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını ve gerekli mali kaynağın sermaye artırımı, kredi temini ya da başka bir yöntemle nasıl sağlanacağını gösterir.
- Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler. Defter tutmakla yükümlü borçlularda son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin berat bilgileri bu kapsamdadır.
- Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
- Karşılaştırma tablosu. Konkordatonun tasdiki hâlinde alacaklıların eline geçeceği öngörülen miktar ile borçlunun iflası hâlinde eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırır.
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre hazırlanan ve ön projedeki teklifin gerçekleşeceği konusunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.
Denetim raporu şartı, küçük ölçekli borçlular bakımından kanunda öngörülen istisnalara tabidir. Belgelerin güncelliği de aranır; mali tabloların talep tarihine yakın bir döneme ait olması beklenir. Belgelerin kapsamı ve tarih koşulları bakımından konkordato talebine eklenecek belgeler hakkındaki yönetmeliğin yürürlükteki metni esas alınır.
Geçici mühlet
Mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve borçlunun malvarlığının korunması için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Karar, talebin esastan incelenmesi için gereken süreyi kazandırır.
Talep bir alacaklı tarafından yapılmışsa geçici mühlet, borçlunun kanunda sayılan belge ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz sunmasına bağlıdır. Bu ihtimalde belge ve kayıtların hazırlanması için gereken masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belgeler süresinde ve eksiksiz sunulmazsa geçici mühlet verilmez ve alacaklının talebi de reddedilir.
Geçici mühlet 3 aydır. Mahkeme bu süre dolmadan borçlunun ya da geçici komiserin talebi üzerine mühleti en fazla 2 ay daha uzatabilir; uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi 5 ayı geçemez.
Mahkeme geçici mühlet kararıyla birlikte bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı gerektiriyorsa 3 komiser de görevlendirilebilir; bu hâlde komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek koşuluyla yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. Komiser, borçlunun faaliyetlerini denetler, malvarlığının korunmasını gözetir ve mahkemeye rapor verir.
Geçici mühlet kararı ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilan portalında ilan edilir; ayrıca tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, banka birliklerine, ticaret ve sanayi odalarına ve diğer ilgili yerlere bildirilir. İlanda alacaklıların, ilandan itibaren 7 günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle ileri sürebilecekleri ve talebin reddini isteyebilecekleri de belirtilir. Bu 7 günlük süre, alacaklının sürece müdahale edebileceği ilk andır.
Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Takip yasağı bu aşamada başlar. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Kesin mühlet
Mahkeme kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Karar verilebilmesi için borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı duruşmaya davet edilir. Geçici komiser duruşmadan önce yazılı raporunu sunar. Mahkeme, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılırsa borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin gerekçeli raporu ve talebi üzerine 6 aya kadar uzatılabilir; borçlu da uzatma talebinde bulunabilir ve bu takdirde komiserin görüşü alınır. Her iki hâlde de uzatma talebinin kesin mühletin sona ermesinden önce yapılması gerekir.
Süreler bakımından sık rastlanan bir yanılgıya burada değinmek gerekir. Kanun'da geçici ve kesin mühletin toplamı için tek bir üst sınır yoktur. Kesin mühlet en fazla 18 ay olabilir; geçici mühlet bu süreye dâhil değildir ve kendi başına en fazla 5 ay sürer. Dolayısıyla iki mühlet birbirine eklenir.
Kesin mühlet kararıyla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirmeyi gerektiren bir durum yoksa geçici komiserin görevine devam etmesine karar verir. Ayrıca kesin mühlet kararıyla beraber ya da mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda, 7 alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Alacakları hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ile varsa rehinli alacaklılar bu kurulda hakkaniyete uygun biçimde temsil edilir. Kurul her ay en az bir kez toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır.
Kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılırsa, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak talebin reddine karar verir. İflasa tabi borçlu bakımından malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa, borçlu tasarruf yetkisine ilişkin sınırlamalara ya da komiserin talimatlarına uymazsa, alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılırsa yahut borca batık bir sermaye şirketi veya kooperatif talebinden feragat ederse mahkeme resen iflasa da karar verir. Buna karşılık amaçlanan iyileşme kesin mühlet sona ermeden gerçekleşmişse mahkeme, komiserin raporu üzerine resen kesin mühleti kaldırarak talebi reddeder; bu ihtimalde iflas kararı verilmez.
Kanun yolu bakımından da ayrım vardır. Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Buna karşılık hakkında iflas kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebi reddedilirse, borçlu veya varsa talep eden alacaklı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.
Mühletin alacaklı bakımından sonuçları
Mühlet kararının en önemli sonucu takip yasağıdır. Kanun bu yasağı geniş tutmuştur:
Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. (2004 sayılı Kanun'un 294. maddesi)
Yasağın istisnası, uygulamada çoğu zaman eksik aktarılır. Kanun, 206. maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabileceğini söyler. Bu sıra yalnızca nafaka alacaklarını değil, işçilerin iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki 1 yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacaklarını, iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak edilen ihbar ve kıdem tazminatlarını ve işverenin işçi yardım sandıklarına olan borçlarını da kapsar. Dolayısıyla mühlete rağmen işçi alacakları için haciz yoluyla takip yapılabilir; bu, işçi alacaklıları bakımından belirleyici bir imkândır.
Rehinli alacaklılar için ayrı bir rejim işler. Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takibe devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Rehinli malın konkordato projesine göre işletmece kullanılması öngörülmüyor ya da kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı olacaksa satışına izin verilebilir ve satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.
Faiz bakımından da önemli bir sonuç doğar. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermedikçe, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Bu husus alacağın nihai tutarını doğrudan etkiler.
Borçlunun tasarruf yetkisi de sınırlanır. Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarrufta bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem taşıyan taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Sözleşme yapılırken karşı tarafın konkordato mühleti altında olup olmadığının kontrol edilmesi bu nedenle önem taşır.
Mühletten önce müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak mühletten sonra doğmuşsa bu devir hükümsüzdür. Konusu para olmayan alacaklar ise alacaklı tarafından eşit değerde bir para alacağına çevrilerek komisere bildirilir; borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.
Alacağın bildirilmesi ve alacaklılar toplantısı
Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilanla, ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. İlanın birer sureti adresi belli alacaklılara posta ile gönderilir. İlanda, alacağını bildirmeyen alacaklıların bilançoda kayıtlı olmadıkça konkordato projesinin müzakerelerine kabul edilmeyeceği ihtarı da yer alır. Yani bildirimde bulunmayan alacaklı alacağını tümüyle kaybetmez; ancak bilançoda kaydı yoksa müzakerelere ve oylamaya katılamaz.
Komiser, borçluyu iddia edilen alacaklar hakkında açıklama yapmaya davet eder, defter ve belgeler üzerinde inceleme yapar ve sonucu raporunda belirtir. Alacakların bildirilmesi ve incelenmesi tamamlandıktan sonra komiser yeni bir ilanla alacaklıları projeyi müzakere etmek üzere toplantıya çağırır. Toplantı günü ilandan en az 15 gün sonra olmak zorundadır ve ilanda alacaklıların toplantıdan önceki 7 gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri bildirilir.
Projenin kabul edilmiş sayılması için Kanun iki alternatifli çoğunluk öngörür. Kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunluğun projeyi imzalaması yeterlidir. Bu sağlanamazsa, kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk da yeterli sayılır.
Oylamada yalnızca projeden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların alacaklıları ile borçlunun eşi ve çocuğu, kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş alacaklar, komiserce takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılır.
Müzakere sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imzalanır. Toplantının bitimini izleyen 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde bütün belgeleri ve gerekçeli raporunu mahkemeye sunar.
Tasdik şartları ve sonuçları
Projenin alacaklılarca kabul edilmesi tek başına yeterli değildir. Mahkeme ayrıca tasdik incelemesi yapar ve komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda, her hâlde kesin mühlet içinde kararını verir. Kesin mühlet içinde karar verilemeyeceği anlaşılırsa mahkeme, mühlet hükümlerinin karar verilinceye kadar devamına karar verebilir; bu süre 6 aydan fazla olamaz.
Tasdik için aranan başlıca koşullar şunlardır:
- Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması.
- Teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması.
- Projenin kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
- 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle doğan borçların ifasının, alacaklı açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması.
- Tasdikin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, karardan önce mahkeme veznesine yatırılmış olması.
Konkordato tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Projede, bağlayıcılığın tasdik kararının kesinleşmesiyle doğacağı da kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri o tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, talepten önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Projeye olumsuz oy vermiş ya da hiç katılmamış alacaklılar da bağlanır; bu, konkordatonun en belirleyici sonucudur.
Bu bağlayıcılığın istisnaları vardır. 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları bakımından bağlayıcılık kuralı uygulanmaz. Ayrıca geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde mühlet sırasında dahi takibe konu edilebilir ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir.
Konkordatonun bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizleri hükümden düşürür. Alacakları itiraza uğramış alacaklılar, tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açabilir; süresinde dava açmayan alacaklılar çekişmeli alacaklara ayrılan paydan ödeme talep edemez.
Konkordato tasdik edilmezse mahkeme talebin reddine karar verir. Borçlunun iflasa tabi kişilerden olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması hâlinde mahkeme resen iflasa karar verir. Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya talep eden alacaklı kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilir.
Kendisine karşı proje uyarınca ifada bulunulmayan alacaklı, kazandığı yeni hakları saklı kalmak üzere konkordatonun kendisi bakımından kısmen feshini isteyebilir. Borçlu tarafından bir alacaklıya projede öngörülenden fazla yapılan vaatler ise hükümsüzdür.
Alacaklı olarak izlenecek adımlar
Konkordato ilanını gören alacaklının izlemesi gereken sıra şudur:
- Geçici mühlet ilanından itibaren 7 günlük kesin süre içinde, mühlet verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığı kanaatindeyse delilleriyle birlikte itirazını mahkemeye sunmak.
- Kesin mühlet ilanında belirtilen 15 günlük süre içinde alacağını belgeleriyle birlikte komisere bildirmek.
- Alacağın niteliğini doğru bildirmek; rehinli, imtiyazlı ya da adi alacak ayrımını belgelendirmek.
- Devam eden icra takiplerinin durup durmadığını kontrol etmek; imtiyazlı sıradaki bir alacak söz konusuysa haciz yoluyla takip imkânını değerlendirmek.
- Alacaklılar tablosunda alacağının doğru gösterilip gösterilmediğini denetlemek.
- Alacaklılar toplantısına katılmak, oy kullanmak ve gerekiyorsa iltihak süresini kullanmak.
- Alacaklılar kurulu oluşturulmuşsa kurulda temsil imkânını değerlendirmek.
- Tasdik duruşmasından en az 3 gün önce itiraz sebeplerini yazılı olarak bildirmek ve duruşmada hazır bulunmak.
Sık yapılan hatalar
- Talebin eksik belgeyle yapılması. Belgelerin tamam olmaması, geçici mühlet verilmeden talebin reddine yol açar.
- Geçici ve kesin mühletin toplamı için kanunda tek bir üst sınır bulunduğunun sanılması. Kesin mühlet en fazla 18 ay, geçici mühlet ayrıca en fazla 5 aydır.
- Takip yasağının istisnasının yalnızca nafaka alacaklarından ibaret sanılması. İşçi alacakları da imtiyazlı birinci sırada yer alır ve haciz yoluyla takip edilebilir.
- İflasa tabi olmayan borçlularda asliye hukuk mahkemesine başvurulması. Her iki hâlde de görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
- Geçici mühlet ilanındaki 7 günlük itiraz süresinin kaçırılması. Bu süre, alacaklının sürece ilk müdahale imkânıdır.
- Alacağın 15 günlük süre içinde bildirilmemesi. Bilançoda kaydı bulunmayan alacaklı müzakere ve oylamanın dışında kalır.
- Ön projede gerçekçi olmayan ödeme takvimlerine yer verilmesi; bu, tasdik aşamasında teklifin kaynaklarla orantılı olmadığı sonucuna yol açar.
- Mühlet süresince komiserin izin ve denetim yetkisine uyulmaması; bu, mühletin kaldırılmasına ve iflasa yol açabilir.
Konkordato, borçlu bakımından bir kurtarma yolu olduğu kadar iflasa da açılan bir kapıdır. Borçlu tarafında sürecin başarısı büyük ölçüde başvuru anındaki hazırlığa, alacaklı tarafında ise ilanların ve kısa sürelerin düzenli takibine bağlıdır.