Sigorta Tahkim Komisyonu: Başvuru Şartları, Süreler ve 2026 Parasal Sınırları
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurunun ön şartı olan sigortacıya başvuru, raportör ve hakem incelemesindeki süreler, 10 günlük itiraz süresi ile 2026 yılı itiraz, heyet ve temyiz parasal sınırları.
Sigorta şirketiyle yaşanan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü mahkemeye gitmeden Sigorta Tahkim Komisyonu'nda çözülür. Komisyon, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesiyle Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde kurulmuştur. Amacı, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki uyuşmazlıkları evrak üzerinden ve kısa sürelerde karara bağlamaktır. Yargılamanın hızlı olması cazip görünse de, sistemin kendine özgü süreleri ve parasal eşikleri vardır. Bu eşikler yanlış hesaplandığında kanun yolu kapanabilir.
Hangi uyuşmazlıklar Komisyona götürülebilir
Tahkim yolu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar için açıktır. Kasko hasarının eksik ödenmesi, trafik sigortasından değer kaybı veya bedeni zarar talebi, işyeri ve konut poliçelerinde hasarın reddi, ferdi kaza ve sağlık sigortası uyuşmazlıkları uygulamada sık görülen başvuru konularıdır. Güvence Hesabından faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki uyuşmazlıklar da Komisyonun görev alanındadır.
Sigortacılık yapan kuruluşların tahkim sistemine üyeliği kural olarak isteğe bağlıdır. Üye olan bir kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm bulunmasa bile tahkim usulünden yararlanabilir. Buna karşılık, ilgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ilgili kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir. Zorunlu trafik sigortası bu kapsamdadır. İhtiyari bir poliçede ise şirketin üye olup olmadığına bakmak gerekir; poliçede bu bilgiye ve üye olunduğu durumda Komisyonun iletişim bilgisine yer verilmesi zorunludur.
Önemli bir sınır vardır: mahkemeye ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Aynı alacak için önce dava açıp sonra tahkime gitmek mümkün değildir. Bunun tersi de geçerlidir; tahkim başvurusu yapıldıktan sonra aynı alacak için açılan dava derdestlik itirazıyla karşılaşır.
Başvurunun ön şartı: önce sigorta şirketine gitmek
Kanun'un 30. maddesinin on üçüncü fıkrası, Komisyona gidilebilmesi için uyuşmazlığa düşen kişinin sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmasını arar. Kuruluşun başvuru tarihinden itibaren 15 iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.
Bu 15 iş günlük süre, tahkim başvurusunun genel ön şartıdır. Zorunlu trafik sigortasında ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ve trafik sigortası genel şartları 15 günlük bir cevap süresi öngörür. İki düzenlemenin süresi farklıdır ve uygulamada tartışma konusudur. Hak kaybı yaşamamak için trafik dosyalarında da daha uzun olan sürenin dolması beklenmekte, başvuru ve cevap yazışmaları eksiksiz saklanmaktadır.
Ret yazısı ya da eksik ödeme dekontu, başvurunun olumsuz sonuçlandığını gösteren belgedir. Şirket hiç cevap vermemişse, başvurunun yapıldığını ve tarihini gösteren tebligat belgesi Komisyona sunulur. Trafik sigortası bakımından bu ön başvurunun içeriği ve ekleneceği belgeler, trafik kazası sonrası tazminat başvurusu konulu yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Başvuru nasıl yapılır ve dosya nasıl ilerler
Başvuru, Komisyonun başvuru formu doldurularak ve başvuru ücreti yatırılarak yapılır. Dilekçeye poliçe, hasar dosyası yazışmaları, eksper raporu, ödeme dekontu, ret yazısı, kaza tespit tutanağı gibi talebi destekleyen bütün belgeler eklenir. Tahkim yargılaması evrak üzerinden yürüdüğü için, başvuru aşamasında sunulmayan bir belgenin sonradan devreye girmesi zordur.
Başvuru dilekçesinde bulunması gereken unsurlar şunlardır:
- Başvuranın ve karşı tarafın kimlik ve iletişim bilgileri.
- Poliçe numarası, hasar dosya numarası ve riziko tarihi.
- Talebin konusu ve talep edilen tutar; her kalem ayrı ayrı gösterilmelidir.
- Faiz talebi ve faizin başlangıç tarihi.
- Sigorta şirketine yapılan başvurunun tarihi ile alınan cevabın ya da cevapsız kalmanın belgesi.
- Delillerin listesi ve dayanılan hukuki sebepler.
Başvuru öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç 15 gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi hakemin bakacağı Komisyon tarafından hakem listesinden belirlenir.
Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Taraflar, hukuk yargılamasındaki hâkimi ret sebeplerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra en geç 5 iş günü içinde karar verir.
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç 4 ay içinde karar vermeye mecburdur. Bu süre içinde karar verilmezse uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Süre ancak tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir. Karar Komisyon müdürüne tevdi edilir ve müdür tarafından en geç 3 iş günü içinde taraflara bildirilir.
Bilirkişi incelemesi ve delil düzeni
Hakem, uyuşmazlığın çözümü için özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurabilir. Değer kaybı, hasar bedeli, kusur oranı ve bedeni zarar hesapları uygulamada neredeyse her zaman bilirkişi incelemesine konu olur. Bilirkişi ücreti yargılama gideri olarak dosyaya yansır ve haksız çıkan tarafa yüklenir.
Evrak üzerinden yürüyen bir yargılamada delilin sunuluş biçimi, içeriği kadar önemlidir. Fotoğrafların tarih bilgisiyle, yazışmaların tebliğ belgesiyle, eksper raporlarının ruhsat bilgisiyle birlikte sunulması gerekir. Tanık beyanı bu usulde dinlenmediğinden, olayın oluşuna ilişkin çekişmenin ancak tutanak, kamera kaydı ve resmî belge üzerinden çözülebileceği unutulmamalıdır.
Bilirkişi raporuna itiraz, süresi içinde ve raporun hangi noktasının hangi gerekçeyle hatalı olduğunu göstererek yapılmalıdır. Genel nitelikte itirazlar sonuç doğurmaz.
Tek hakem mi, heyet mi: parasal eşikler
Kanun, uyuşmazlık tutarı belirli bir sınırın üzerindeyse en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet kurulmasını zorunlu tutar. Bu sınır, kanunda yazılı maktu tutarın yeniden değerleme oranıyla artırılması yoluyla her yıl güncellenir.
2026 yılı için uyuşmazlık tutarı 122.000 Türk lirası ve üzerinde ise heyet teşkili zorunludur; bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tek hakem karar verir. Heyet kararını çoğunlukla alır. Bu tutar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranına göre güncellenir.
Başvuru tutarını belirlerken dikkatli olmak gerekir. Talep sonradan ıslah edilir ya da bedel artırılırsa heyet teşkili yükümlülüğü doğabilir. Bu durumda esas alınacak an, heyet teşekkülünün zorunlu hâle geldiği andır; yani ıslahın veya bedel artırımının yapıldığı tarihte geçerli olan parasal sınır uygulanır. Başvuru tarihindeki sınır değil, zorunluluğun doğduğu tarihteki sınır belirleyicidir.
Karara itiraz: 10 günlük süre ve itiraz sınırı
Hakem kararına karşı Komisyon nezdinde bir defaya mahsus itiraz yolu vardır. İtiraz süresi, kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren 10 gündür. Bu 10 günlük süre hak düşürücü niteliktedir ve uygulamada en sık kaçırılan süredir. Kararın elektronik ortamda bildirildiği tarih esas alınır.
İtiraz talebinde bulunmak için başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi, münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen itiraz hakem heyetlerince incelenir ve işin heyete intikalinden itibaren 2 ay içinde karar verilir.
İtiraz yolu her karara açık değildir. Kanun, belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğunu düzenler; bu tutar da her yıl güncellenir. 2026 yılı için uyuşmazlık tutarı 35.000 Türk lirası ve üzerinde ise itiraz yolu açıktır; bu tutarın altında verilen hakem kararı kesindir. Bu tutar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranına göre güncellenir. İtiraz süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir.
Temyiz sınırı ve kararların kesinliği
İtiraz üzerine verilen karar kural olarak kesindir. Ancak kanun, belirli bir tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen kararlar için temyiz yolunu açık tutar. 2026 yılı için uyuşmazlık tutarı 383.000 Türk lirasını aşıyorsa itiraz hakem heyeti kararı temyiz edilebilir. Bu tutar da her takvim yılı başında yeniden değerleme oranına göre güncellenir.
Bu tutar sınırından bağımsız olarak, aşağıdaki hâllerde her hâlde temyiz yolu açıktır:
- Tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması.
- Talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması.
- Hakemlerin yetkileri dâhilinde olmayan konularda karar vermesi.
- Hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi.
Parasal sınırların hangi tarihte yürürlükte olan hâlinin uygulanacağı, uygulamada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntıdır. İtiraz ve temyiz başvuruları bakımından kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal sınır esas alınır. Dolayısıyla dosyanın açıldığı yıl ile kararın verildiği yıl farklıysa, kanun yolunun açık olup olmadığı başvuru tarihine göre değil, kararın verildiği tarihe göre kontrol edilir. Kararın bildirim tarihi yalnızca sürenin başlangıcını belirler; hangi rakamın geçerli olduğunu belirlemez.
Hakemlerin nitelikleri ve tarafsızlığı
Sigorta hakemi olabilmek için en az 4 yıllık yüksekokul mezunu olmak, sigorta hukukunda en az 5 yıl veya sigortacılıkta en az 10 yıl deneyim sahibi bulunmak ve mali güç dışında sigorta şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşımak gerekir. Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının yalnızca birinde görev yapacak hakemler ve raportörler aracılığıyla çözülür.
Kanun tarafsızlık konusunda ayrıntılı bir yasak listesi getirir. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, acentelerin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler, bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile bu kuruluşlarda mesleki faaliyette bulunanlar sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kişilerin eş ve çocukları için de geçerlidir.
Hakemliğin sürekliliği de denetime bağlıdır. Hakemlik için gereken nitelikleri kaybeden veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilen hakemin ismi listeden sürekli olarak silinir. Kendisine ulaşan dosyaları 1 yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmayan hakemin ismi ise 1 yıl süreyle listeden çıkarılır.
Kararın kesinleşmesi ve icrası
Kesinleşen hakem kararı, mahkeme ilamı gibi icra takibine konu edilebilir. İtiraz edilmemiş ve itiraz süresi geçmiş bir karar kesinleşir. İtiraz edilmişse, itiraz süresince hakem kararının icrası durur; bu, aleyhine karar verilen taraf için pratik bir sonuç doğurur.
Sigorta şirketi tazminatı ödemekte gecikmişse temerrüt faizi talebi ayrıca değerlendirilir. Faiz talebinin başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gerekir; hakem, talep edilmemiş bir şey hakkında karar veremez. Talep edilmeyen faiz, kararın kesinleşmesinden sonra ayrı bir başvuruyla istenemez.
Tahkim ile dava arasındaki farklar
Karar verirken iki yolun şu noktalarda ayrıştığı akılda tutulmalıdır:
- Yargılama biçimi: Tahkim evrak üzerinden yürür; duruşma yapılmaz, tanık dinlenmez. Mahkemede duruşma ve tanık delili mümkündür.
- Süre: Hakem için 4 ay, itiraz heyeti için 2 aylık azami süreler öngörülmüştür. Mahkeme yargılamasında böyle bir üst sınır bulunmaz.
- Vekâlet ücreti: Kanun'un 30. maddesinin on yedinci fıkrası uyarınca, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biridir. Bu hüküm, başvurusu reddedilen tarafın karşı yana ödeyeceği yükü sınırlar.
- Arabuluculuk: Asliye ticaret mahkemesinde görülecek ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda böyle bir şart aranmaz.
- Kanun yolu: Tahkimde itiraz ve temyiz parasal eşiklere bağlıdır; mahkeme kararlarında istinaf ve temyiz kendi usul kurallarına tabidir.
Olayın oluşuna ilişkin tanık beyanının belirleyici olduğu dosyalarda dava yolu daha elverişli olabilir. Uyuşmazlık büyük ölçüde belge ve bilirkişi incelemesiyle çözülebilecek nitelikteyse tahkim hızlı ve masrafı sınırlı bir yol sunar.
Son olarak, tahkim başvurusu zamanaşımı sürelerini ortadan kaldırmaz. Şirkete başvuru yapılıp cevap beklenirken sürenin dolmasına az bir zaman kalmışsa, süreyi kesecek işlemlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Sigorta taleplerinde işleyen süreler ve bunların başlangıç anları, sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı konulu yazıda ele alınmıştır.
Sık yapılan hatalar
- Sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmadan doğrudan tahkime gidilmesi. Ön şart yerine getirilmeden yapılan başvuru usulden reddedilir.
- Kararın bildirilmesinden sonraki 10 günlük itiraz süresinin takvime işlenmemesi. Bu süre hak düşürücüdür ve eski hâle getirme talebiyle geri alınamaz.
- Talep tutarının parasal eşikler düşünülmeden belirlenmesi. İtiraz sınırının hemen altında kalan bir talep, kararın kesin olması sonucunu doğurur.
- Bütün delillerin başvuru dilekçesine eklenmemesi. Evrak üzerinden yürüyen yargılamada sonradan sunulan belgenin dikkate alınması güçtür.
- Faiz ve faiz başlangıç tarihinin talep edilmemesi.
- Aynı alacak için önce dava açılıp sonra tahkime başvurulması ya da bunun tersinin denenmesi.
- Parasal sınırların yıl içinde değiştiği gözden kaçırılarak, kanun yolunun başvuru tarihindeki rakamlara göre hesaplanması.