İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
20 Aralık 2022 · Şirketler Hukuku

Şirketin Tasfiyesi ve Ticaret Sicilinden Terkini: Adımlar ve Süreler

Sona erme sebepleri ve fesih kararının nisabı, tasfiye memurunun atanması, alacaklılara 7 gün arayla yapılan üç ilan, üçüncü ilandan sonraki 3 aylık bekleme süresi, terkin başvurusu ile ek tasfiye ve tasfiyeden dönme.

Faaliyeti sona eren bir şirketin kaydını ticaret sicilinden sildirmek, tek bir dilekçeyle tamamlanan bir işlem değildir. Şirket önce tasfiye hâline girer, alacaklılar usulüne uygun biçimde çağrılır, borçlar ödenir, kalan varlık dağıtılır ve ancak bundan sonra unvan sicilden silinir. Bu süreçte kaçırılan bir ilan ya da beklenmesi gereken bir süre, terkin işleminin reddine veya sonradan şirketin yeniden tescil edilmesine yol açabilir.

Şirket hangi hâllerde sona erer

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 529. maddesi anonim şirketler bakımından sona erme sebeplerini sayar. Esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesi, işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi, esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasa karar verilmesi ve kanunlarda öngörülen diğer hâller bu kapsamdadır. Sürenin sona ermesine rağmen şirketin işlere fiilen devam etmesi hâlinde ise şirket belirsiz süreli hâle gelir ve sona ermez.

Limited şirketler için TTK'nın 636. maddesinde benzer bir düzenleme yer alır: şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması ve kanunda öngörülen diğer hâller. Limited şirketlerde sona ermenin sonuçlarına da anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

Sona erme sebepleri iki gruba ayrılır. Bir kısmı kendiliğinden sonuç doğurur; buna infisah denir. Sermayesini kanunda öngörülen asgari tutara süresinde yükseltmeyen şirketler bakımından öngörülen sonuç budur; bu yükümlülüğün kapsamı, asgari sermayeye uyum ve sermaye artırımı konulu yazıda ele alınmıştır. Diğer kısmı ise genel kurul kararına dayanır; buna fesih denir.

Fesih kararının nisabı

Uygulamada en çok gözden kaçan noktalardan biri, fesih kararı için aranan nisaptır. Anonim şirketlerde bu karar, TTK'nın 529. maddesinin yollamasıyla, 421. maddenin üçüncü fıkrasındaki ağırlaştırılmış nisaba tabidir: sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyu gerekir. Bu nisaba ilk toplantıda ulaşılamazsa izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır; ikinci toplantı için kolaylık yoktur. Adi nisapla alınmış bir fesih kararı, iptal davasına konu olabilir.

Limited şirketlerde ise şirketin feshi kararı, TTK'nın 621. maddesi uyarınca temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasıyla alınır. Genel kurulun çağrı usulü, toplantı nisapları ve karara karşı açılabilecek iptal davası, anonim ve limited şirketlerde genel kurul konulu yazıda ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

İflas dışındaki sona erme hâllerinde sona erme, yönetim kurulu tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Limited şirketlerde bu bildirimi müdür, birden fazla müdür varsa en az iki müdür yapar.

Tasfiye hâline girmenin sonuçları

Sona eren şirketin tüzel kişiliği hemen ortadan kalkmaz. Şirket tasfiye hâline girer ve tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur. Ancak amaç değişir: şirket artık kâr elde etmek için değil, mevcut işlerini bitirmek, alacaklarını tahsil etmek, borçlarını ödemek ve kalan varlığı dağıtmak için faaliyet gösterir.

Bu dönemde şirketin unvanına tasfiye hâlinde ibaresi eklenir ve bütün belge ile evrakta bu şekilde kullanılır. Organların yetkileri tasfiye amacıyla sınırlanır. Genel kurul varlığını sürdürür ve tasfiyeye ilişkin konularda karar almaya devam eder; tasfiyeye ilişkin genel kurul kararları TTK'nın 418. maddesindeki adi nisapla alınır.

Tasfiye memuru kim olur

TTK'nın 536. maddesine göre esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılır. Limited şirketlerde aynı işlevi müdürler görür.

Tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şarttır. Tasfiye memurları ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Şirket adına düzenlenecek belgelerde imza yetkisi bu kişilere aittir.

Haklı sebeplerin varlığında, pay sahiplerinden birinin istemiyle mahkeme tasfiye memurlarını görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Ortakları arasında ciddi bir anlaşmazlık bulunan şirketlerde bu yol sıkça gündeme gelir. Pay sahipleri ile tasfiye memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir; mahkeme gerekli görürse tasfiye memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek kararını 30 gün içinde verir.

İlk envanter, bilanço ve alacaklılara çağrı

Tasfiye memurları göreve başlar başlamaz şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu inceler; gerekirse şirket mallarına değer biçerek bir envanter ve bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunar.

Bunun ardından alacaklıların çağrılması aşaması gelir. TTK'nın 541. maddesine göre alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişilere taahhütlü mektupla bildirimde bulunulur. Diğer alacaklılar ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, 7 gün arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilir ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılır.

Bildirimde bulunmayan alacaklıların durumu ayrıca düzenlenmiştir. Alacaklı oldukları bilinenler bildirimde bulunmazsa, alacaklarının tutarı Bakanlıkça belirlenecek bir bankaya depo edilir. Şirketin henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutardaki para ise notere depo edilir; meğerki bu borçlar yeterli biçimde teminat altına alınmış ya da şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun. Bu kurallara aykırı hareket eden tasfiye memurları, haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı sorumludur.

Kalan varlığın dağıtımı ve 3 aylık bekleme süresi

Şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlık, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyaz varsa esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır.

Bu dağıtım hemen yapılamaz. TTK'nın 543. maddesi, alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren 3 ay geçmedikçe kalan varlığın dağıtılamayacağını öngörür. Hâl ve duruma göre alacaklılar için bir tehlike mevcut değilse mahkeme, bu süre dolmadan da dağıtmaya izin verebilir.

Bekleme süresi kanunun ilk hâlinde 1 yıl olarak öngörülmüş, 2016 yılında 6 aya, 2021 yılında ise 7341 sayılı Kanun ile 3 aya indirilmiştir. Süre, üçüncü ilanın yayımlandığı tarihten işlemeye başlar. Bu nedenle ilan tarihlerinin kayıt altına alınması ve terkin başvurusunda bu tarihlerin gösterilmesi gerekir.

Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça dağıtma para olarak yapılır.

Terkin ve defterlerin saklanması

Tasfiye tamamlandığında son bilanço ve tasfiye sonuna ilişkin hesaplar genel kurulun onayına sunulur. Onaydan sonra tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi, tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir; istem üzerine silinme tescil ve ilan edilir. Terkin ile birlikte şirketin tüzel kişiliği sona erer.

Terkin başvurusunda uygulamada dilekçe, tasfiye sonu bilançosunun ve hesapların onaylandığı genel kurul kararının noter onaylı sureti, hazirun cetveli, üç ilanın yapıldığını gösteren gazete örnekleri ve tasfiye memurlarının beyanı istenmektedir. İstenen belgelerin listesi ticaret sicil müdürlüğüne göre ayrıntıda farklılık gösterebileceğinden, başvurudan önce ilgili müdürlüğün güncel listesi kontrol edilmelidir.

Defterlerin akıbeti de düzenlenmiştir. TTK'nın 544. maddesi uyarınca tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dâhil belgeler, Kanun'un 82. maddesi çerçevesinde saklanır. Ticari defterler, envanterler, açılış bilançoları, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporları, alınan ticari mektuplar ile gönderilen ticari mektupların suretleri ve kayıtların dayandığı belgeler için öngörülen saklama süresi 10 yıldır.

Tasfiye sürecinin vergi ve sosyal güvenlik yönü ayrıca yürütülür. Tasfiyeye giriş ve tasfiye sonu, vergi dairesine ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilir; tasfiye dönemlerine ilişkin beyannameler verilir. Bu yükümlülükler ticaret sicili işlemlerinden bağımsızdır ve süreleri vergi mevzuatına tabidir.

Tasfiye memurlarının yetkileri ve sorumluluğu

Tasfiye memurları, şirketin tasfiye amacıyla sınırlı işlerini yürütür. Devam eden işleri tamamlar, şirketin borçlarını öder, alacaklarını tahsil eder, gerekirse şirket malvarlığını paraya çevirir ve şirketi mahkemelerde temsil eder. Yeni bir iş yapmaları kural olarak mümkün değildir; ancak devam eden işlerin tamamlanması için gerekli olan işlemler bunun dışındadır.

Tasfiye memurları görevlerini yerine getirirken özen yükümlülüğü altındadır. Alacaklıların çağrılmaması, karşılık ayrılmadan ya da notere depo yapılmadan dağıtım yapılması veya bekleme süresine uyulmaması hâlinde zarar gören alacaklılara karşı sorumlulukları gündeme gelebilir. Şirket malvarlığının değerinin altında elden çıkarılması da sorumluluk sebebi olarak ileri sürülebilir.

Tasfiye süresince genel kurul da varlığını sürdürür. Tasfiye memurlarının hazırladığı bilanço ve hesapların onaylanması, tasfiye memurlarının ibrası ve gerektiğinde değiştirilmesi genel kurulun yetkisindedir.

Tasfiyeden dönme

Tasfiye süreci her zaman sonuna kadar gitmek zorunda değildir. TTK'nın 548. maddesi tasfiyeden dönmeyi düzenler. Şirket sürenin dolmasıyla veya genel kurul kararıyla sona ermişse, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmamış olmak kaydıyla genel kurul şirketin devam etmesini kararlaştırabilir.

Devam kararının sermayenin en az yüzde altmışının oyuyla alınması gerekir. Esas sözleşmeyle bu nisap ağırlaştırılabilir ve başkaca önlemler öngörülebilir. Karar, tasfiye memuru tarafından tescil ve ilan ettirilir.

Şirket iflasın açılmasıyla sona ermiş olmasına rağmen iflas kaldırılmışsa veya iflas, konkordatonun uygulanmasıyla sona ermişse şirket kendiliğinden devam eder. Bu hâlde tasfiye memuru iflasın kaldırıldığına ilişkin kararı ticaret siciline tescil ettirir; tescil istemine, pay bedellerinin ve tasfiye paylarının dağıtılmasına başlanmadığına ilişkin belge de eklenir.

Malvarlığının dağıtımına başlanmışsa tasfiyeden dönme mümkün değildir. Bu nedenle tasfiye kararı alan ancak faaliyete devam etme ihtimalini tümüyle dışlamayan şirketlerin, dağıtım aşamasına geçmeden önce durumu yeniden değerlendirmesi yerinde olur.

Ek tasfiye ve şirketin yeniden tescili

Terkinden sonra şirkete ait bir malvarlığı unsurunun ortaya çıkması, tamamlanmamış bir işlemin bulunması ya da şirketin taraf olduğu bir davanın sürmesi mümkündür. Bu durumda ek tasfiye yoluna başvurulur. TTK'nın 547. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.

Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

Ek tasfiye, kapsamı sınırlı bir kurumdur. Şirket yalnızca eksik kalan işlemleri tamamlamak amacıyla ve bu amaçla sınırlı olarak yeniden canlandırılır; ticari faaliyete dönmek için kullanılamaz.

Tasfiye takvimi

Sürecin baştan bir takvime bağlanması, işlemlerin tekrarlanmasını önler. Uygulamada izlenen sıra şudur.

  1. Şirketin borç, kefalet, teminat ve devam eden dava durumu çıkarılır.
  2. Genel kurul, aranan nisapla fesih kararını alır ve tasfiye memurlarını belirler.
  3. Sona erme ve tasfiye memurları ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir; unvana tasfiye hâlinde ibaresi eklenir.
  4. Tasfiye memurları ilk envanteri ve bilançoyu düzenleyerek genel kurulun onayına sunar.
  5. Bilinen alacaklılara taahhütlü mektup gönderilir; diğer alacaklılar 7 gün arayla üç ilanla çağrılır.
  6. Alacaklar ödenir; bildirimde bulunmayan bilinen alacaklıların alacakları bankaya, muaccel olmayan veya çekişmeli borçlar notere depo edilir.
  7. Üçüncü ilandan itibaren 3 aylık bekleme süresi dolduktan sonra kalan varlık dağıtılır.
  8. Tasfiye sonu bilançosu ve hesaplar genel kurulda onaylanır; ardından terkin istenir.

Üç ilan arasındaki birer haftalık aralıklar, üçüncü ilandan sonraki 3 aylık bekleme süresi, genel kurul çağrı süreleri ve vergi işlemleri birlikte hesaplandığında, kararın alınmasından terkine kadar geçen zaman birkaç ayı bulur.

Tasfiye ile ilgili sık karıştırılan kavramlar

Uygulamada birbirine karıştırılan üç kavram vardır.

Birincisi fesih ile infisah ayrımıdır. Fesih, genel kurulun iradesine ya da mahkeme kararına dayanır. İnfisah ise kanunda öngörülen bir sebebin gerçekleşmesiyle kendiliğinden meydana gelir. Her iki hâlde de sonuç tasfiyeye girmektir; fark, sona ermenin nasıl doğduğundadır.

İkincisi tasfiye ile iflas ayrımıdır. Tasfiye, borçlarını karşılayabilen bir şirketin düzenli biçimde kapanmasıdır ve şirket organları eliyle yürütülür. Borca batık durumda olan şirketlerde ise iflas hükümleri devreye girer ve süreç iflas idaresi tarafından yürütülür. Tasfiye sürerken şirketin borca batık olduğu anlaşılırsa, durumun mahkemeye bildirilmesi gerekir.

Üçüncüsü terkin ile faaliyetin durdurulması ayrımıdır. Şirketin fiilen faaliyette bulunmaması, tüzel kişiliğini sona erdirmez. Ticaret sicilinde kaydı devam eden şirketin defter tutma, beyanname verme ve genel kurul yapma yükümlülükleri sürer. Faaliyetine son vermek isteyen şirketlerin, tasfiye ve terkin sürecini usulüne uygun biçimde tamamlaması gerekir.

Sık yapılan hatalar

  • Fesih kararı adi nisapla alınmaktadır. Anonim şirketlerde sermayenin en az yüzde yetmiş beşi, limited şirketlerde ise temsil edilen oyların üçte ikisi ile sermayenin salt çoğunluğu birlikte aranır.
  • Alacaklılara yapılacak üç ilanın arasındaki 7 günlük aralık ve üçüncü ilandan sonraki 3 aylık bekleme süresi takvime bağlanmamaktadır. Erken dağıtım ancak mahkeme izniyle mümkündür ve izinsiz dağıtım tasfiye memurlarının sorumluluğunu doğurur.
  • Bilinen alacaklılara taahhütlü mektup gönderildiğine ilişkin belgeler saklanmamaktadır. Terkin aşamasında bu belgeler istenebilir.
  • Muaccel olmayan veya çekişmeli borçlar için notere depo yapılmadan dağıtıma geçilmektedir.
  • Ortakları arasında uyuşmazlık bulunan şirketlerde tasfiye memurunun kim olacağı baştan netleştirilmemekte, süreç mahkemeye taşınmaktadır.
  • Şirketin taraf olduğu davalar ve icra takipleri sürerken terkin istenmektedir. Terkin edilmiş bir şirket adına dava yürütmek, ek tasfiye yoluyla yeniden tescil gerektirir.
  • Faaliyetin fiilen durdurulmasının şirketi sona erdirdiği sanılmaktadır; sicilde kaydı duran şirketin yükümlülükleri devam eder.