İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
22 Mart 2026 · Şirketler Hukuku

Asgari Sermayeye Uyum ve Sermaye Artırımı: 31 Aralık 2026 Süresi

Anonim şirketlerde 250.000, limited şirketlerde 50.000 lira asgari sermaye eşiği ve TTK geçici 15. madde uyarınca 31 Aralık 2026 uyum süresi. Artırımın adımları, istenen belgeler, 3 aylık tescil süresi ve sermaye azaltımının usulü.

Anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarları 2024 yılı başında yükseltildi. Daha önce kurulmuş şirketler için de bir uyum yükümlülüğü getirildi ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesi için kanunda 31 Aralık 2026 tarihi öngörüldü. Süreyi kaçıran şirketler infisah etmiş, yani kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bu yazıda hem uyum yükümlülüğünün kapsamı hem de sermaye artırımının usulü ele alınmaktadır.

Yeni asgari sermaye tutarları

24 Kasım 2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 332. ve 580. maddelerinde öngörülen en az sermaye tutarları artırılmıştır. Karar 25 Kasım 2023 tarihli ve 32380 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, 1 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre:

  • Anonim şirketlerde en az esas sermaye tutarı 250.000 Türk lirasıdır.
  • Limited şirketlerde en az esas sermaye tutarı 50.000 Türk lirasıdır.
  • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi 500.000 Türk lirasıdır.

Bu tutarlar, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerlidir ve bu tarihten sonra kurulan şirketler bakımından kuruluş anından itibaren aranır. Tutarlar yeniden değerleme oranına bağlı olarak kendiliğinden artmaz; TTK'nın 332. ve 580. maddeleri uyarınca yalnızca Cumhurbaşkanı kararıyla değiştirilebilir. Bu nedenle sermaye tutarı belirlenirken, o tarihte yürürlükte bulunan en son kararın kontrol edilmesi gerekir.

Uyum süresi ve süreyi kaçırmanın sonucu

23 Mayıs 2024 tarihli ve 7511 sayılı Kanun ile TTK'ya geçici 15. madde eklenmiştir; düzenleme 29 Mayıs 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Maddeye göre sermayeleri en az sermaye tutarının altında kalan anonim ve limited şirketler, sermayelerini 31 Aralık 2026 tarihine kadar kanunda öngörülen tutarlara yükseltmek zorundadır; aksi hâlde infisah etmiş sayılırlar.

İnfisah, şirketin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelir. Bunun için ayrıca bir mahkeme kararına ya da idari işleme gerek yoktur. Sona eren şirketin tüzel kişiliği hemen ortadan kalkmaz; şirket tasfiye hâline girer ve tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra ticaret sicilinden terkin edilir. Tasfiyenin adımları, alacaklılara yapılacak çağrılar ve terkin başvurusu, şirketin tasfiyesi ve ticaret sicilinden terkini konulu yazıda ele alınmıştır.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketler bakımından sonuç farklıdır. Çıkarılmış sermayesi en az 250.000 Türk lirası olan bu şirketler, başlangıç sermayelerini ve çıkarılmış sermayelerini anılan tarihe kadar 500.000 Türk lirasına yükseltmezlerse infisah etmez; kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılırlar.

Geçici 15. madde, Ticaret Bakanlığı'na bu süreyi birer yıl olmak üzere en çok iki defa uzatma yetkisi vermiştir. Dolayısıyla kanundaki tarih mutlak bir son tarih değildir; uygulamada izlenecek yol, işlem yapılmadan önce sürenin uzatılıp uzatılmadığının Bakanlık duyurularından kontrol edilmesidir. Buna karşılık uzatma bir hak değil, yetkidir; şirketlerin uzatma beklentisiyle hareket etmemesi yerinde olur.

Uyum kararında nisap kolaylığı

Sermaye artırımı esas sözleşme değişikliği niteliğindedir ve kural olarak ağırlaştırılmış nisaplara tabidir. Geçici 15. madde bu konuda bir kolaylık getirmiştir. Sermayenin kanunda öngörülen asgari tutarlara yükseltilmesi için yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabı aranmaz, kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğuyla alınır ve bu kararlar aleyhine imtiyaz kullanılamaz.

Düzenleme, ortakları arasında anlaşmazlık bulunan ya da bazı ortaklarına ulaşılamayan şirketlerde artırımın tıkanmasını önlemek için getirilmiştir. Ancak kolaylık yalnızca asgari tutara yükseltme kararı bakımından geçerlidir. Aynı genel kurulda başka esas sözleşme değişiklikleri de gündeme alınacaksa, onlar için genel nisap kuralları uygulanır. Genel kurulun çağrı usulü ve nisaplarına ilişkin ayrıntılar, anonim ve limited şirketlerde genel kurul konulu yazıda ele alınmıştır.

Artırımın ön koşulu

Sermaye artırımının ilk şartı, mevcut sermayenin ödenmiş olmasıdır. TTK'nın 456. maddesinin birinci fıkrası şu hükmü içerir:

İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez.

Sermaye taahhüdü borcu bulunan bir şirkette önce bu borcun kapatılması gerekir. Uygulamada, kuruluşta taahhüt edilen sermayenin dörtte üçlük kısmının hiç ödenmediği şirketlerde artırım başvurusu bu sebeple reddedilmektedir.

Nakdî sermaye artırımının adımları

Esas sermaye sistemindeki bir anonim şirkette nakdî artırım şu adımlarla yürür.

  1. Ön koşulun kontrolü. Ödenmemiş sermaye taahhüdü varsa önce ödeme tamamlanır.
  2. Yönetim kurulu beyanı. TTK'nın 457. maddesi uyarınca yönetim kurulu, artırımın türüne göre bir beyan imzalar. Beyanda artırılan kısmın tamamen taahhüt edildiği, ödenmesi gereken tutarın ödendiği, varsa ayni sermayeye ilişkin değerlendirmenin isabeti, bir borcun takası söz konusuysa bu borcun varlığı ve geçerliliği, rüçhan hakkı sınırlandırılmış veya kaldırılmışsa bunun sebepleri ile oranı belgeli ve gerekçeli olarak açıklanır.
  3. Genel kurul kararı. Esas sözleşmenin sermayeye ilişkin maddesinin yeni hâlini içeren tadil metni hazırlanır ve genel kurulda karara bağlanır. Gündeminde sermaye artırımı bulunan anonim şirket genel kurullarında Bakanlık temsilcisi bulunması zorunludur.
  4. Rüçhan hakkının kullandırılması. TTK'nın 461. maddesine göre her pay sahibi, yeni çıkarılan payları mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkına sahiptir. Bu hak ancak haklı sebeplerin varlığında ve esas sermayenin en az yüzde altmışının olumlu oyuyla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Yönetim kurulu hakkın kullanım esaslarını bir kararla belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az 15 gün süre verir; karar tescil ve ilan olunur, ayrıca şirketin internet sitesine konulur.
  5. Taahhüt ve ödeme. Artırılan kısım için iştirak taahhütnameleri düzenlenir. Taahhütname kayıtsız ve şartsız olmalı; taahhüt edilen payların sayısını, itibarî değerini, cinsini, grubunu, peşin ödenen tutarı, taahhütle bağlı olunan süreyi ve varsa çıkarma primini içermelidir. Nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmi beşi tescilden önce, gerisi tescili izleyen 24 ay içinde ödenir; çıkarma primlerinin tamamı ise tescilden önce ödenir.
  6. Tescil. Başvuru MERSİS üzerinden ticaret sicil müdürlüğüne yapılır.

Tescil aşamasında genel olarak şu belgeler istenmektedir:

  • Dilekçe ve tadil metni.
  • Genel kurul kararının noter onaylı sureti ve hazirun cetveli.
  • Bakanlık temsilcisi atama yazısı.
  • Yönetim kurulunun 457. madde uyarınca düzenlediği beyan.
  • Sermayenin ödendiğine ve şirket özvarlığına ilişkin mali müşavir raporu ile ödemeye ilişkin banka mektubu.
  • Varsa iştirak taahhütnameleri ve rüçhan hakkı kullanımına ilişkin belgeler.

Ayrıca 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 39. maddesi uyarınca artırılan sermaye tutarının on binde dördü oranındaki Rekabet Kurumu payı yatırılır. Belgelerin listesi ticaret sicil müdürlüğüne göre ayrıntıda farklılık gösterebileceğinden, başvurudan önce ilgili müdürlüğün güncel listesinin kontrol edilmesi yerinde olur.

İç kaynaklardan ve ayni sermayeyle artırım

Şirketin özkaynaklarında sermayeye eklenebilecek fonlar varsa, bunlar iç kaynaklardan artırıma konu edilebilir. TTK'nın 462. maddesi uyarınca esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir amaca özgülenmemiş yedek akçeler, kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımları ve mevzuatın sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar bu yolla sermayeye dönüştürülebilir. Bu artırımda ortaklardan yeni bir ödeme istenmez; paylar bedelsiz olarak dağıtılır.

Kaynağın şirket bünyesinde gerçekten var olduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun açık ve yazılı beyanıyla doğrulanır. Bilanço tarihinin üzerinden 6 aydan fazla zaman geçmişse yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulunca onaylanmış olması şarttır.

Uygulamada sıkça gözden kaçan bir kural da şudur: bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonlar bulunuyorsa, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden yalnızca sermaye taahhüt edilmesi yoluyla artırım yapılamaz. Her iki yol birlikte, yani fonların sermayeye dönüştürülmesi ile aynı zamanda ve aynı oranda taahhüt yoluyla artırım yapılabilir.

Ayni sermaye konulması hâlinde değerleme rejimi devreye girer. Üzerinde sınırlı ayni bir hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konabilir; fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar ve adlar da bu kapsamdadır. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz. Ayni sermayeye şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir ve rapor tescil dosyasına eklenir.

3 aylık tescil süresi

Uygulamada en çok gözden kaçan hükümlerden biri TTK'nın 456. maddesinin üçüncü fıkrasıdır. Buna göre artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren 3 ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir. Bu hâlde iştirak taahhütlerinin peşin yatırılan kısımları taahhüt sahiplerine iade edilir.

Sonuç ağırdır: karar geçersiz hâle geldiğinde artırım süreci baştan tekrarlanır; yeni bir genel kurul çağrısı yapılması, gerekiyorsa yeniden Bakanlık temsilcisi görevlendirilmesi ve raporların yenilenmesi gerekir. Bu nedenle genel kurul kararı alınmadan önce banka işlemlerinin, mali müşavir raporunun ve gerekli izinlerin hazır olması, 3 aylık sürenin kaçırılmaması bakımından önem taşır.

Limited şirketlerde artırım

Limited şirketlerde de esas sermayenin artırılmasında anonim şirket hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. Karar genel kurulda alınır ve şirket sözleşmesinin sermayeye ilişkin maddesi değiştirilir. Yeni ortak alınacaksa esas sermaye payının kimin tarafından üstlenildiği kararda açıkça gösterilir.

Önemli bir fark ödeme zamanındadır. TTK'nın 585. maddesi uyarınca nakden taahhüt edilen payların itibarî değerlerinin en az yüzde yirmi beşinin tescilden önce ödenmesi şartı limited şirketler bakımından uygulanmaz; sermaye, tescili izleyen 24 ay içinde ödenebilir. Buna karşılık artırılan tutarın gerçekten taahhüt edildiğinin ve şirket özvarlığının belgelenmesi bakımından mali müşavir raporu istenmektedir.

Sermaye kaybı ve borca batıklık

Sermaye artırımı çoğu zaman yalnızca bir uyum işlemi değildir; şirketin mali durumuyla da ilgilidir. TTK'nın 376. maddesi bu konuda kademeli bir sistem öngörür. Son yıllık bilançodan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. Bu toplamın üçte ikisinin karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul ya sermayenin üçte biriyle yetinmeye ya da sermayenin tamamlanmasına karar verir; aksi hâlde şirket kendiliğinden sona erer.

Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa yönetim kurulu, aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden gösteren bir ara bilanço çıkarır. Aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediği anlaşılırsa yönetim kurulu, durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Bunun istisnası, iflas kararından önce yeterli tutardaki şirket borçlarının alacaklılarının, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraya konulmasını yazılı olarak kabul etmesi ve bu beyanın mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmasıdır.

Bu hesaplamalarda uygulanan geçici bir kolaylık da bulunmaktadır. TTK'nın 376. maddesinin uygulanmasına ilişkin Tebliğ'in geçici maddesi uyarınca, belirlenen tarihe kadar henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararlarının tamamı ile 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderlerin, amortismanların ve personel giderlerinin toplamının yarısı hesaplamada dikkate alınmayabilir. Bu geçici hükmün uygulama süresi birkaç kez uzatılmıştır; hesaplama yapılmadan önce yürürlükteki tarihin kontrol edilmesi gerekir.

Sermaye azaltımı yapılacaksa

Sermayenin azaltılması, artırımdan farklı ve daha korumacı bir usule tabidir. TTK'nın 473. maddesi uyarınca yönetim kurulu, azaltmanın sebeplerini, amacını ve ne şekilde yapılacağını ayrıntılı biçimde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklayan bir rapor hazırlar; genel kurulca onaylanan rapor tescil ve ilan edilir. Aynı açıklamalar çağrı ilanlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde de yer alır. Kararın alınabilmesi için sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu gerekir.

Azaltmanın maddi şartı da vardır. TTK'nın 473. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

… sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilmez.

Alacaklılar, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 7 gün arayla üç defa yapılacak ilanla çağrılır ve üçüncü ilandan itibaren 2 ay içinde alacaklarını bildirerek ödeme veya teminat isteyebilecekleri belirtilir. Bilinen alacaklılara ayrıca çağrı mektubu gönderilir. Yalnızca bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu açık oranında yapılan azaltmalarda alacaklıları çağırmaktan ve haklarının ödenmesinden veya teminat altına alınmasından vazgeçilebilir.

Sermaye, ancak alacaklılara verilen sürenin sona ermesinden ve beyan edilen alacakların ödenmesinden veya teminat altına alınmasından sonra azaltılabilir. Aksi hâlde alacaklılar, azaltma işleminin tescilinin ilan edilmesinden itibaren 2 yıl içinde sermayenin azaltılmasının iptali davası açabilir. Teminatın yetersizliği hâlinde de yargı yolu açıktır. Ayrıca sermaye hiçbir suretle kanunda belirlenen en az tutarın altına indirilemez.

Sermayenin eş zamanlı olarak azaltılıp artırılması da mümkündür. Bu yöntem, birikmiş zararların sermayeden düşülmesi ve ardından sermayenin yeniden kanuni asgari tutarın üzerine çıkarılması amacıyla kullanılır. Eş zamanlı işlemde her iki karar aynı genel kurulda alınır ve birlikte tescil ettirilir.

Uyum sürecinde izlenecek yol

Sermayesi eşiğin altında kalan şirketlerde işlemlerin sıraya konması, son anda ortaya çıkan eksikliklerin önüne geçer.

  • Şirketin ticaret sicilinde kayıtlı mevcut sermayesi ile ödenmiş sermaye tutarı tespit edilir. Sermaye taahhüdü borcu varsa önce bu borç kapatılır.
  • Artırımın nakden mi, iç kaynaklardan mı yoksa karma biçimde mi yapılacağına karar verilir. İç kaynak bulunması hâlinde ortaklardan yeni bir ödeme istenmeksizin uyum sağlanması mümkün olabilir.
  • Mali müşavir raporu ve gerekiyorsa yeni bilanço hazırlanır.
  • Esas sözleşmenin veya şirket sözleşmesinin sermaye maddesinin yeni hâlini gösteren tadil metni düzenlenir.
  • Genel kurul çağrısı yapılır; anonim şirketlerde Bakanlık temsilcisi görevlendirmesi talep edilir.
  • Karardan sonra 3 aylık tescil süresi içinde ticaret sicil müdürlüğüne başvurulur.

Artırıma katılmayan ortakların payı, artırım tamamlandığında oransal olarak azalır. Bu sonucun ortaklar arasında baştan değerlendirilmesi, sonradan doğacak uyuşmazlıkları azaltır.

Uyum yükümlülüğünü ihmal etmenin diğer sonuçları

Asgari sermaye eşiğinin altında kalan bir şirketin infisah etmiş sayılması, yalnızca şirketin kendisini ilgilendiren bir sonuç değildir. Tasfiye hâline giren şirketin yeni ticari işlem yapma imkânı sınırlanır, ihalelere katılım ve kredi ilişkileri etkilenir, süregelen sözleşmelerde fesih sebebi olarak ileri sürülebilecek durumlar doğabilir. Şirketin unvanına tasfiye hâlinde ibaresi eklenir, yönetim yetkileri tasfiye memurlarına geçer ve yönetim organının sona ermeyi tescil ettirme yükümlülüğü doğar.

Sık yapılan hatalar

  • Artırım kararı, banka ve mali müşavir işlemleri tamamlanmadan alınmaktadır. Karardan sonra 3 aylık tescil süresi işlemeye başlar ve süre dolduğunda karar geçersiz hâle gelir.
  • Ödenmemiş sermaye taahhüdü bulunan şirketlerde doğrudan artırıma gidilmektedir. İç kaynaklardan yapılan artırım dışında, mevcut payların nakdî bedelleri tamamen ödenmedikçe sermaye artırılamaz.
  • Bilançoda sermayeye eklenebilecek fon bulunmasına rağmen yalnızca taahhüt yoluyla artırım yapılmaya çalışılmaktadır; bu yol kanunen kapalıdır.
  • Rüçhan hakkının kullandırılmasında pay sahiplerine 15 günden kısa süre verilmesi, kararı sakatlar.
  • Sermaye azaltımında alacaklılara yapılacak ilanların 7 günlük aralıkları ve üçüncü ilandan sonraki 2 aylık süre takvime bağlanmamaktadır. Bu süre dolmadan yapılan azaltma, alacaklıların iptal davasıyla karşılaşabilir.
  • Geçici 15. maddedeki tarihin uzatılacağı varsayılmaktadır. Uzatma Bakanlığın takdirindedir; işlem yapılmadan önce yürürlükteki tarihin kontrol edilmesi gerekir.