İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
23 Ekim 2022 · Sigorta Hukuku

Trafik Kazası Sonrası Sigorta Şirketine Tazminat Başvurusu: Belgeler ve Süreler

Zorunlu trafik sigortasından tazminat isterken talebin kime yöneltileceği, sunulacak belgeler, sigortacının cevap ve ödeme süreleri, araç değer kaybı hesabının bugünkü hukuki dayanağı ve başvuru sonuçsuz kaldığında izlenebilecek yollar.

Bir trafik kazasının ardından sorulan ilk soru genellikle aynıdır: kime, hangi belgelerle ve ne zamana kadar başvurulacak. Zorunlu mali sorumluluk sigortası, yani günlük dilde trafik sigortası, kazaya karışan aracın işleteninin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak üzere yapılır. Zarar gören, kusurlu sürücüyü beklemeden doğrudan onun trafik sigortacısına başvurabilir. Ancak bu başvurunun biçimi ve içeriği, sonradan açılacak dava ya da tahkim başvurusunun kaderini belirler.

Talep kime yöneltilir: işleten, sürücü ve sigortacı

Trafik kazasından doğan zararda birden fazla sorumlu bulunabilir. Aracın işleteni, kusursuz sorumluluk esasına göre; sürücü ise kusuru ölçüsünde haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. Sigortacının sorumluluğu ise poliçe limitiyle ve teminat kapsamıyla sınırlıdır.

Bu üçlü yapının pratik sonuçları vardır. Poliçe limitini aşan zarar için işletene ve sürücüye ayrıca başvurulması gerekir. Manevi tazminat trafik sigortasının kapsamı dışında olduğundan, bu talep yalnızca kişilere yöneltilir. Aracın kiralık ya da şirkete ait olduğu hâllerde işleten sıfatının kimde bulunduğu ayrıca belirlenir; ruhsat kaydı tek başına belirleyici değildir.

Kusur oranı bütün hesabın çarpanıdır. Kaza tespit tutanağındaki tespit bağlayıcı değildir; kusur, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir. Bu nedenle tutanakta aleyhe bir ifade bulunması talepten vazgeçmeyi gerektirmez.

Trafik sigortası hangi zararları karşılar, hangilerini karşılamaz

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, teminat türlerini dört başlıkta sayar.

  • Maddi zararlar teminatı: Zarar görenin doğrudan malları üzerindeki azalmayı karşılar. Araçta oluşan onarım masrafı ile araç değer kaybı bu teminatın içindedir.
  • Sağlık giderleri teminatı: Kaza nedeniyle yapılan tedavi giderlerini kapsar. Ancak Genel Şartlar, bu teminat bakımından sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi gereğince sona erdiğini, sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olduğunu açıkça yazar. Uygulamada tedavi giderleri için sigorta şirketine gidilmez.
  • Sakatlanma teminatı: Sürekli sakatlık ve geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan maddi zararı karşılar. Sakatlık oranı ile geçici iş göremezlik süresi, ilgili yönetmeliğe göre düzenlenen kurul raporuna göre belirlenir.
  • Destekten yoksun kalma teminatı: Ölüm hâlinde, ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararını karşılar.

Teminat dışında kalan hâller ayrı bir maddede sayılmıştır ve bunların bilinmesi zaman kaybını önler. Manevi tazminat talepleri trafik sigortası kapsamında değildir; manevi tazminat ancak kusurlu sürücüye, işletene veya araç sahibine karşı genel hükümlere göre istenebilir. Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi yansıma yoluyla doğan dolaylı zararlar da teminat dışıdır. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebi karşılanmaz; yüzde kırk kusurlu bir sürücü, zararının yüzde altmışını isteyebilir. Sigortalının kendi aracına gelen zarar bu poliçeden karşılanmaz, bunun için kasko gerekir; kasko dosyasında eksik ödeme ve ret hâlinde izlenecek yol ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Her teminat türü için poliçede yazılı bir limit bulunur. Limitler her yıl yeniden belirlenir ve poliçenin düzenlendiği tarihte geçerli olan limit uygulanır. Zarar bu limiti aşarsa, aşan kısım için kusurlu tarafa karşı ayrıca talepte bulunulması gerekir.

Dava veya tahkim öncesi sigortacıya yazılı başvuru zorunludur

Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ve Genel Şartların C.7 maddesi, zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigortacıya yazılı başvuruda bulunmasını şart koşar. Bu, usul hukuku terimiyle bir dava şartıdır: yerine getirilmeden açılan dava esastan incelenmez. Yargıtay uygulamasında bu şart tamamlanabilir nitelikte kabul edilmekte, mahkeme kesin süre verip eksikliğin giderilmesini isteyebilmektedir. Buna güvenip başvuruyu atlamak yine de doğru değildir; kesin süreye uyulmazsa dava usulden reddedilir ve harç ile vekâlet ücreti yükü doğar.

Başvurunun yazılı olması ve tebliğ edilebilir bir yolla yapılması gerekir. Uygulamada noter ihtarnamesi, iadeli taahhütlü posta veya sigorta şirketinin kayıtlı elektronik posta adresi tercih edilir. Şirketin çağrı merkezine yapılan sözlü bir hasar ihbarı, tazminat başvurusu yerine geçmez; ihbar ile tazminat talebi farklı işlemlerdir.

Genel Şartların C.7 maddesi, başvurunun Ek-6'da belirtilen belgelerin tamamı ile birlikte yapılmasını arar. Eksik belgeyle yapılan başvuruda sigortacının cevap süresi işlemeye başlamaz. Bu nedenle dilekçeye hangi belgelerin eklendiğini tek tek yazmak ve teslim kaydını saklamak gerekir.

Başvuru dilekçesine eklenecek belgeler

Genel Şartların Ek-6'sı, talebin türüne göre istenecek belgeleri sayar.

Araç hasarı taleplerinde: trafik kazası tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade ve görgü tespit tutanakları, zarar gören araca ait ruhsat, varsa hasarlı araca ve kaza yerine ait fotoğraf ve görüntüler, araç sahibine ait banka hesap ve IBAN bilgisi.

Değer kaybı taleplerinde: araç hasarı bölümünde istenen belgeler, değer kaybı talep beyanı ve maddi hasara ilişkin ekspertiz yapılmışsa eksper raporu.

Sakatlık taleplerinde: kurul raporu, epikriz raporu, genel adli muayene raporu, tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar, kimlik fotokopisi, kaza raporu ve varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı veya mahkeme kararı, kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi ile güncel SGK hizmet dökümü, banka hesap bilgileri ve sağlık verilerine erişim, işleme ve aktarım konusunda mağdur tarafından verilen açık rıza beyanı.

Ölüm hâlinde: kaza raporu ve varsa bilirkişi raporu, keşif zaptı veya mahkeme kararı, veraset ilamı veya desteklik ilişkisini ortaya koyan diğer belgeler, ölüm belgesi ve ölü muayene otopsi raporu, ölen kişinin anne ve baba bilgisini de gösterir güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği, ölenin kaza tarihi itibarıyla son gelir durum belgesi ile SGK hizmet dökümü ve hak sahibine ait banka bilgileri.

Bunlara ek olarak, gerçek kişiler için nüfus cüzdanı fotokopisi ve imza beyanı, tüzel kişiler için vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve imza sirküleri istenir.

Sigortacının uyması gereken süreler

Genel Şartlar sigortacıya da somut süreler yükler.

  • Ödeme süresi 8 iş günüdür. Hak sahibinin Ek-6'da yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatın ödenmesi gerekir.
  • Sigortacı belgelere haklı olarak itiraz eder ya da haklı olarak yeni bir belge talep ederse, 8 iş günlük süre yeni belgenin şirkete ulaşmasından itibaren yeniden başlar. Şirket, yalnızca hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri isteyebilir.
  • Hak sahibi aracını dilediği onarım merkezinde onartabilir. Sigortacı anlaşmalı servis bedeli üzerinden ödeme yapacaksa, bunu hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bildirmek zorundadır. Bu bildirimi yapmazsa, söz konusu bedel uygulamasını hak sahibine karşı ileri süremez.
  • İncelemeler hasar ihbarı üzerine 3 ay içinde tamamlanamamışsa, sigortacı tazminattan mahsup edilmek üzere, süratle tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder.

Cevap süresi ise 15 gündür. Sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi kısmen veya tamamen karşılamazsa, dava veya tahkim yolu açılır.

Sigortacının rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremeyeceği ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemeyeceği de Genel Şartlarda açıkça düzenlenmiştir. Zarar gören üçüncü kişi, sigortalı ile sigortacı arasındaki rücu tartışmasının tarafı değildir; bu tartışmanın kendisi sigortacının rücu hakkı konulu yazıda ele alınmıştır.

Araç değer kaybı: hesabın bugünkü hukuki dayanağı

Değer kaybı, kazadan sonra onarılmış olsa bile aracın ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüştür. Hesaplama, ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperi tarafından düzenlenen ayrı bir değer kaybı raporuyla yapılır.

Bu kalemin dayanağı konusunda iki önemli yargı kararının bilinmesi gerekir.

Birincisi Anayasa Mahkemesi'nin 17 Temmuz 2020 tarihli, E.2019/40, K.2020/40 sayılı kararıdır. Bu kararla Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. ve 92. maddelerinde tazminatın kapsam ve içeriğinin genel şartlarla belirlenmesine imkân tanıyan ibareler iptal edilmiştir. Gerekçe, temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanabileceği ilkesidir: idare tarafından hazırlanan ve her zaman değiştirilebilen genel şartlarla tazminatın kapsamının daraltılması kanunilik ölçütüne aykırı görülmüştür. Karar Resmî Gazete'de 9 Ekim 2020 tarihinde yayımlanmıştır.

İkincisi Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27 Haziran 2018 tarihli kararlarıdır. Bu kararlarla Genel Şartların "Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" bölümünün "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı kısmının 2, 3, 4 ve 6. bentleri iptal edilmiştir. Aracın ticari veya kiralık olmasına, yaşına ve kilometresine bağlı olarak değer kaybı talebini tamamen kapatan ya da oransal bir tavana bağlayan sınırlamalar bu bentlerde yer alıyordu.

Bu iki kararın birlikte sonucu şudur: değer kaybı, genel şartlar ekindeki katsayı tablolarına mutlak biçimde bağlı kalınarak değil, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri çerçevesinde gerçek zarar ilkesine göre belirlenir. Ölçüt, aracın kaza öncesindeki ikinci el piyasa değeri ile usulüne uygun onarımdan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır. Genel şartlar ekindeki formül uygulamada bir başlangıç ve karşılaştırma aracı olarak kullanılmaya devam etmekte, ancak bağlayıcılığı tartışmalı kabul edilmektedir. Hesaba etki eden veriler ise değişmemiştir: aracın marka, model ve yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ile değişen ya da boyanan parçaların taşıyıcı olup olmadığı, kaza öncesi hasar geçmişi ve nihayet kusur oranı.

Değer kaybı talebi, araç hasar tazminatından ayrı bir kalemdir. Onarım bedelinin ödenmiş olması değer kaybı hakkını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık, hasar nedeniyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarma işlemi görmüş araçlar için değer kaybı istenemez.

Tam hasar, hurda ve sovtaj

Onarım masrafları aracın riziko tarihindeki değerini aşıyorsa ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiği tespit edilmişse araç tam hasarlı sayılır. Bu durumda hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Ağır hasarlı olmakla birlikte onarımı mümkün olan araçlarda ise trafikten çekilmiştir kaşeli tescil belgesi aranır.

Hak sahibi aracı hasarlı hâliyle kendisinde tutmak isterse, aracın riziko tarihindeki rayiç değeri ile hasarlı hâli arasındaki fark poliçe limitleri içinde ödenebilir. Sigortacı, hak sahibine bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren 1 aylık süreyle sınırlı olarak garanti etmiş sayılır. Bu 1 aylık pencere, aracın hasarlı hâliyle satılıp satılmayacağına karar verilirken dikkate alınmalıdır.

Karşı araçta sigorta yoksa: Güvence Hesabı

Bazı kazalarda karşı tarafın poliçesi bulunmaz ya da araç kaçar. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi bu durumlar için Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı kurulmasını öngörür. Hesaba şu hâllerde başvurulabilir: sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar, sigorta şirketinin mali bünye zaafiyeti nedeniyle bütün branşlarda ruhsatlarının iptali ya da iflası hâlinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada işletenin sorumlu tutulmadığı hâllerde kişiye gelen bedensel zararlar.

Buradaki ayrım önemlidir: kural olarak Güvence Hesabı bedensel zararları karşılar. Sigortası bulunmayan bir aracın verdiği araç hasarı için Hesaba başvurulamaz; bu talep doğrudan kusurlu işletene ve sürücüye yöneltilir.

Başvuru sonuçsuz kalırsa hangi yol izlenir

15 günlük süre içinde cevap gelmezse ya da gelen cevap talebi karşılamıyorsa iki seçenek vardır. Birincisi Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmak, ikincisi dava açmaktır. İki yolun karşılaştırması, süreleri ve parasal eşikleri Sigorta Tahkim Komisyonu konulu yazıda ele alınmıştır.

Genel Şartların C.7 maddesi dava için birden fazla yetkili yer gösterir: sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer, kazanın meydana geldiği yer ve zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemeleri.

Görevli mahkeme bakımından uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığına bakılır. Sigorta sözleşmelerinden doğan davalar kural olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Zarar görenin tüketici sıfatı taşıdığı durumlarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu yönünde kararlar da vardır; bu ayrım dosyanın somut özelliklerine göre değerlendirilir. Asliye ticaret mahkemesinde görülecek, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda ise arabuluculuk şartı aranmaz.

Süre bakımından hatırlanacaklar

Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu daha uzun süre tazminat talepleri için de geçerlidir.

Zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sürelerin başlangıç anları, kesilmesi ve bedeni zarar dosyalarında dava türünün zamanaşımına etkisi, sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı konulu yazıda ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.

Sık yapılan hatalar

  • Hasar ihbarının tazminat başvurusu sanılması. Çağrı merkezine yapılan ihbar, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesindeki yazılı başvuru yerine geçmez.
  • Başvurunun eksik belgeyle yapılması. Eksik dosyada sigortacının cevap süresi işlemeye başlamaz ve bekleyiş boşa geçer.
  • Araç onarıma verilmeden önce fotoğraflanmaması ve hasar tespiti yaptırılmaması. Değer kaybı raporunun ispat gücü buna bağlıdır.
  • Değer kaybı talebinin, onarım bedeli ödendiği için düştüğü sanılması. İki kalem birbirinden bağımsızdır.
  • Tedavi giderleri için sigorta şirketine başvurulması. Bu kalemdeki sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu'ndadır.
  • Manevi tazminatın trafik sigortacısından istenmesi. Bu talep yalnızca sürücü, işleten ve araç sahibine yöneltilebilir.
  • Poliçe limitinin aşıldığı dosyalarda yalnızca sigortacıya başvurulup işleten ve sürücüye karşı talep ileri sürülmemesi.
  • Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesinin kesin sanılması. Kusur, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenir.