İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
22 Ağustos 2026 · İcra ve İflas Hukuku · Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi

Ticari İşlerde Temerrüt Faizi: Hangi Oran, Hangi Döneme

Ticari işlerde temerrüt faizi Merkez Bankasının kısa vadeli avans faiz oranına göre belirlenir ve yıl içinde bile değişebilir. Ticari iş ayrımı, dönem dönem uygulanan oranlar, beş puan kuralı, sözleşmede kararlaştırılan faiz ve hesabın dönemlere bölünmesi anlatılmaktadır.

Alacağını zamanında tahsil edemeyen esnafın ve şirket sahibinin en sık sorduğu iki soru vardır: gecikme için hangi oran üzerinden faiz istenebilir ve bu oran neden her yıl farklıdır. Cevap tek bir sayı değildir. Ticari işlerde temerrüt faizi oranı her yılbaşında, bazı yıllarda ise yılın ortasında da değişir. Bu nedenle uzun süredir tahsil edilemeyen bir alacakta tek bir oranla hesap yapılamaz. Aşağıda oranın hangi kurala göre belirlendiği, hangi dönemde hangi oranın uygulandığı ve hesabın neden dönemlere bölünmesi gerektiği ele alınmaktadır.

Önce şu soru: iş ticari mi

Faiz oranı seçilmeden önce cevaplanması gereken soru, alacağın doğduğu işin ticari iş olup olmadığıdır. Bu ayrım yapılmadan hangi oranın isteneceği belirlenemez, çünkü ticari işler için ayrı, diğer işler için ayrı bir oran rejimi vardır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiilleri ticari iş saymaktadır. Yani işin ticari sayılması için tarafların sıfatına değil, işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılır.

Sıkça yapılan bir hata, ticari iş sayılması için her iki tarafın da tacir olması gerektiğinin sanılmasıdır. Kanun bunun aksini söyler: taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Bunun pratik sonucu şudur. Bir şirkete mal satan tacir ile tacir olmayan alıcı arasındaki sözleşme, satıcının işletmesini ilgilendirdiği için kural olarak her iki taraf bakımından da ticari iştir ve alacağın ticari temerrüt faizine tabi olması gündeme gelir. Ayrıca tacirin borçlarının ticari olması asıldır; tacirin taraf olduğu işlemlerde ticari nitelik karinesi vardır.

Buna karşılık tüketici işlemleri ve iş sözleşmesinden doğan alacaklar gibi özel kanunların ayrı düzenleme getirdiği alanlarda durum farklıdır. Somut alacağın hangi rejime girdiği, ödemenin dayandığı ilişkinin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Temerrüt ne zaman başlar

Faiz, borçlunun temerrüde düştüğü tarihten itibaren işler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca ödeme günü taraflarca belirlenmişse borçlu, o günün geçmesiyle ihtara gerek olmaksızın kendiliğinden temerrüde düşer. Ödeme günü belirlenmemişse temerrüt, alacaklının ihtarıyla başlar.

Bu tarih hesabın başlangıç noktasıdır ve belgelendirilmesi gerekir. Faturada vade yazıyorsa vade tarihi, yazmıyorsa ihtarnamenin tebliğ tarihi esas alınır. Takip ya da dava aşamasında ilk tartışılan konulardan biri çoğu zaman faizin başlangıç tarihidir.

Ticari temerrüt faizi oranı nasıl belirlenir

Ticari işlerde uygulanacak temerrüt faizi 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesinde düzenlenmiştir. Kural olarak temerrüde düşen borçlu, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça kanuni faiz oranı üzerinden temerrüt faizi öder. Ticari işler bakımından ise maddenin ikinci fıkrası devreye girer:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur.

Hükmün iki ayağı vardır. Birincisi, oran her yıl için önceki yılın 31 Aralık günü geçerli olan kısa vadeli avans faiz oranına göre belirlenir. İkincisi, bu oran 30 Haziran günü itibarıyla beş puan veya daha çok değişmişse yılın ikinci yarısında yeni oran uygulanır. Uygulanabilmesi için ayrıca sözleşme yapılması gerekmez; kanun "arada sözleşme olmasa bile" demektedir.

Yürürlükteki oranlar

Merkez Bankasının yayımladığı avans faiz oranlarına göre ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi oranları dönem dönem şöyledir:

  • 1 Ocak 2023 - 30 Haziran 2023: yüzde 10,75
  • 1 Temmuz 2023 - 31 Aralık 2023: yüzde 16,75
  • 1 Ocak 2024 - 30 Haziran 2024: yüzde 44,25
  • 1 Temmuz 2024 - 31 Aralık 2024: yüzde 51,75
  • 1 Ocak 2025 - 30 Haziran 2025: yüzde 49,25
  • 1 Temmuz 2025 - 31 Aralık 2025: yüzde 44,25
  • 1 Ocak 2026 ve sonrası: yüzde 39,75

Listedeki her satır bir dönemdir. Alacak birden çok döneme yayılıyorsa her dönem kendi oranıyla hesaplanır.

Yılın ikinci yarısındaki değişiklik: beş puan kuralı

Yarıyıl kuralının nasıl işlediğini 2025 yılı iyi göstermektedir. 31 Aralık 2024 günü geçerli avans oranı yüzde 49,25 idi ve yılın ilk yarısında bu oran uygulandı. 30 Haziran 2025 günü oran yüzde 44,25'e inmişti. İki oran arasındaki fark tam beş puandır. Kanun "beş puan veya daha çok" dediğinden eşitlik hâli de kurala girer; bu nedenle yılın ikinci yarısında yüzde 44,25 uygulandı.

Buradan çıkan sonuç şudur: yılın ikinci yarısı için oran otomatik olarak değişmez. Değişiklik yalnızca fark beş puana ulaştığında gerçekleşir. Fark beş puanın altında kalırsa yılın tamamında yılbaşındaki oran geçerli olmayı sürdürür.

Uzun süren alacakta hesap dönemlere bölünür

Oranın yıl içinde bile değişebilmesinin doğrudan pratik sonucu, tek bir oranla yapılan hesabın yanlış olmasıdır. Faiz, oranın değiştiği her tarihte kesilir ve o tarihten sonrası yeni oranla işletilir.

Somut bir örnek üzerinden bakalım. Vadesi 15 Mart 2024 olan bir fatura alacağı ödenmemiş ve 30 Haziran 2026 tarihinde tahsil edilmiş olsun. Temerrüt 16 Mart 2024 günü başlar ve faiz şu dönemlere bölünerek hesaplanır:

  1. 16 Mart 2024 - 30 Haziran 2024 arası: yüzde 44,25
  2. 1 Temmuz 2024 - 31 Aralık 2024 arası: yüzde 51,75
  3. 1 Ocak 2025 - 30 Haziran 2025 arası: yüzde 49,25
  4. 1 Temmuz 2025 - 31 Aralık 2025 arası: yüzde 44,25
  5. 1 Ocak 2026 - 30 Haziran 2026 arası: yüzde 39,75

Her dönem için ayrı hesaplanan tutarların toplamı, talep edilebilecek temerrüt faizini verir. Görüldüğü gibi iki yılı biraz aşan tek bir alacakta beş ayrı dönem vardır. Bu hesabı elle yapmak yerine sitemizdeki faiz hesaplayıcıyı kullanabilirsiniz; hesaplayıcı oranın değiştiği her tarihte hesabı kendiliğinden böler ve hangi dönemde hangi oran üzerinden ne kadar faiz işlediğini gösteren bir dönem dökümü verir. Bu döküm, icra takibi talebine ya da dava dilekçesine eklenecek hesap tablosunun hazırlanmasında da işe yarar.

Sözleşmede faiz kararlaştırılmışsa

Taraflar temerrüt faizini sözleşmeyle kararlaştırmışsa kural olarak sözleşmedeki oran uygulanır. Kanun'un ikinci maddesinin birinci fıkrası, temerrüt faizini sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça kanuni orana bağlamaktadır; yani sözleşme serbestisi önceliklidir.

Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamış, ancak akdi faiz, yani borcun vadesine kadar işleyecek faiz belirlenmişse ayrı bir kural devreye girer. Bu durumda akdi faiz oranı yukarıda anılan orandan yüksekse, temerrüt faizi akdi faizden az olamaz. Uygulamada bu hüküm, vade farkı ya da yüksek akdi faiz öngören sözleşmelerde alacaklının lehine sonuç doğurabilir.

Sözleşmede faiz oranı bulunan dosyalarda ilk yapılacak iş, sözleşmedeki oranın hangi faiz için kararlaştırıldığının belirlenmesidir. Akdi faiz ile temerrüt faizi farklı kavramlardır ve metinde hangisinin düzenlendiği çoğu zaman açıkça yazılmaz.

Kanuni faiz ile karıştırılmamalı

Ticari olmayan işlerde uygulanan kanuni faiz ayrı bir orandır. Kanuni faiz 31 Temmuz 2026 tarihinde değişmiştir. 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanu ile değiştirilmiş ve kanuni faiz sabit bir oran olmaktan çıkarılmıştır. Yeni düzenlemeye göre kanuni faiz, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmektedir. Bu kurala göre kanuni faiz hâlen yüzde 31,00'dir.

Ticari işlerde uygulanan oran ise yüzde 39,75 olduğundan, ticari işler bakımından hâlâ avans faiz oranı geçerlidir. İki oranın karşılaştırılması gerekir, çünkü kanun ticari temerrüt faizinin avans oranı üzerinden istenmesini avans oranının kanuni faizden yüksek olması şartına bağlamıştır.

Bileşik faiz yürütülemez

3095 sayılı Kanun'un 3. maddesi, bu Kanuna göre ödenecek faiz miktarının hesaplanmasında mürekkep, yani bileşik faiz yürütülmesini yasaklar. İşlemiş faize yeniden faiz işletilerek yapılan hesaplar bu yasağa takılır. Uzun süredir ödenmeyen alacaklarda karşı taraftan gelen hesap tablolarının bu yönden incelenmesi yerinde olur.

Takip ve dava aşamasında faizin gösterilmesi

İcra takibi başlatılırken takip talebinde faizin oranı ve başlangıç tarihi açıkça gösterilir. Borçlu bu kalemlere de itiraz edebilir; faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ya da alacağın vadesine yönelik itirazlar ödeme emrine itiraz süresi içinde ileri sürülür. Ödeme emrinin tebliğinden sonra işleyen süreler ve itirazın kapsamı, ödeme emrine itiraz konulu yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İtiraz üzerine takip durursa alacaklının önünde itirazın kaldırılması ve itirazın iptali yolları bulunur. İki yol arasındaki fark, itirazın kaldırılması ile itirazın iptali konulu yazıda karşılaştırılmıştır. Ticari nitelikteki alacaklar için dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olabilir; kapsam ve süreler ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk konulu yazıda anlatılmıştır. Arabuluculuk başvurusunun faizin işlemesini durdurmadığı, faizin ödeme tarihine kadar işlemeye devam ettiği unutulmamalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Alacağın ticari iş sayılıp sayılmadığını belirlemeden oran seçmek. Ticari nitelik yoksa avans faiz oranı istenemez.
  • Ticari iş sayılması için her iki tarafın da tacir olması gerektiğini sanmak.
  • Alacağın tamamı için tek bir oranla hesap yapmak. Oranın değiştiği her tarihte hesabın bölünmesi gerekir.
  • Yılın ikinci yarısında oranın kendiliğinden değiştiğini varsaymak. Değişiklik yalnızca fark beş puan veya daha çok olduğunda gerçekleşir.
  • Temerrüt tarihini belgelendirmemek. Vadesi belirli olmayan alacaklarda ihtarnamenin tebliğ tarihi belirleyicidir.
  • Sözleşmedeki akdi faiz oranını gözden kaçırmak. Akdi faiz yüksekse temerrüt faizi ondan az olamaz.
  • İşlemiş faize yeniden faiz işleterek hesap yapmak.

Alacağını tahsil edemeyen kişinin ilk yapması gereken, temerrüt tarihini ve alacağın ticari iş kapsamında olup olmadığını tespit etmektir. Bu iki bilgi belirlendikten sonra hangi oranın hangi döneme uygulanacağı yukarıdaki listeden izlenebilir. Somut dosyada oranın ve başlangıç tarihinin doğru saptanması için hukuki değerlendirme yapılması yerinde olur.