Ayıplı Araç: Sıfır Araçta İade ve Değişim, İkinci Elde Hasar Kaydı ve Kilometre
Sıfır otomobilde ücretsiz onarımdan sonra ortaya çıkan ikinci arıza, tek başına bedel iadesi veya değişim hakkı doğurur; binek otomobilde azami tamir süresi 45 iş günüdür. İkinci elde gizlenen hasar kaydı ayıptır, kilometre düşürmek suçtur ve hile hâlinde zamanaşımı işlemez.
Ayıplı araç uyuşmazlıkları iki senaryoda yoğunlaşır: sıfır kilometre alınan otomobilin servise girip çıkmasına rağmen sürekli arızalanması ve ikinci el alımda hasar kaydının gizlenmesi ya da kilometrenin düşürülmesi. İkisinde de tüketicinin elinde onarım beklemekten güçlü haklar vardır; ancak bu haklar süresi içinde ve doğru mercide kullanılmazsa kaybedilir. Aşağıda araca özgü rejim ele alınmakta, genel çerçeve için ayıplı mal ve ayıplı hizmette tüketicinin seçimlik hakları yazısına yollama yapılmaktadır.
Ayıplı araç nedir, sıfır otomobilde hangi eksiklik ayıp sayılır?
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8 inci maddesine göre ayıplı mal, teslim anında kararlaştırılan örnek ya da modele uygun olmayan veya objektif olarak taşıması gereken özellikleri taşımayan maldır. Sıfır otomobilde motorun, şanzımanın, fren veya elektronik sistemin beklenen faydayı azaltan her eksikliği bu tanımın içine girer.
Aynı maddenin ikinci fıkrası ayıbı teknik arızayla sınırlamaz. Reklamda, ilanda veya kullanma kılavuzunda bildirilen bir özelliği taşımayan; tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler de ayıptır.
Sıfır araçta tüketicinin dört seçimlik hakkı
Aracın ayıplı olduğu anlaşıldığında 6502 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi tüketiciye dört hak tanır; hangisinin kullanılacağını satıcı değil tüketici seçer.
- Aracı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, yani bedelin iadesi.
- Aracı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme.
- Aşırı masraf gerektirmiyorsa, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme.
- İmkân varsa, aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme.
Ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim hakları bayiye karşı olduğu kadar üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir; bu iki hak bakımından satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Talep, yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde yerine getirilmelidir; ücretsiz onarımda yönetmelikteki azami tamir süresi uygulanır. Tüketici, seçimlik haklarından biriyle birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat da isteyebilir.
Araç sürekli arızalanıyorsa değişim veya bedel iadesi istenebilir mi?
İstenebilir. Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesine göre ücretsiz onarım hakkı kullanıldıktan sonra aracın garanti süresi içinde tekrar arızalanması, tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün olmadığının raporla belirlenmesi hâllerinde tüketici bedel iadesi, bedel indirimi veya ayıpsız misliyle değişim isteyebilir. Satıcı bu talebi reddedemez.
Tüketicinin, ücretsiz onarım hakkını kullanması halinde malın; a) Garanti süresi içinde tekrar arızalanması, b) Tamiri için gereken azami sürenin aşılması, c) Tamirinin mümkün olmadığının bir raporla belirlenmesi, durumlarında; tüketici malın bedel iadesini, ayıp oranında bedel indirimini veya imkan varsa malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı, tüketicinin talebini reddedemez.
Burada çok yaygın bir yanlış bilgi vardır. Uygulamada tekrarlanan "aynı arızanın iki kez tekrarlanması" ya da "farklı arızaların dört kez ortaya çıkması" gibi sayısal ölçütler yürürlükteki Garanti Belgesi Yönetmeliği'nde yer almaz; bunlar mülga mevzuat döneminden kalmadır. Metin yalnızca "tekrar arızalanması" demektedir. Yani ücretsiz onarımdan sonra garanti süresi içinde çıkan ikinci arıza, tek başına bedel iadesi veya değişim talebinin şartını oluşturur. Servisin "yeterli sayıda arıza yok" cevabı mevzuata dayanmaz.
Değişim talebinde satıcı, üretici veya ithalatçı, talebin bildirilmesinden itibaren azami otuz iş günü içinde bunu yerine getirmek zorundadır. Değiştirilen aracın garanti süresi sıfırdan başlamaz; kalan garanti süresi ile sınırlıdır.
Binek otomobilde azami tamir süresi kaç iş günü?
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'ne ekli listede binek otomobiller ve kamyonetler için azami tamir süresi 45 iş günü, kullanım ömrü 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, garanti süresi içinde arızanın yetkili servise veya satıcıya bildirildiği tarihte; garanti süresi dışında ise aracın servise teslim tarihinde işlemeye başlar.
Sürenin hesabında iş günü tanımı belirleyicidir. Yönetmelik iş gününü, ulusal, resmî ve dini bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs ve pazar günleri dışındaki çalışma günleri olarak tanımlar; buna göre cumartesi de iş günüdür. Süre hesabındaki tipik hatalar için süreler nasıl sayılır yazısına bakılabilir.
Arıza bildirimi telefon, e-posta veya iadeli taahhütlü mektupla yapılabilir. Bildirimin yapıldığını ispat yükü tüketiciye, tamirin tamamlandığı tarihin bildirildiğini ispat yükü yetkili servise aittir.
Garanti süresi bakımından Garanti Belgesi Yönetmeliği'ne ekli liste esas alınır. Binek otomobillerde garanti 2 yıl veya 60.000 kilometre, kamyonetlerde 2 yıl veya 100.000 kilometre, motosikletlerde 2 yıl veya 30.000 kilometredir; hangisi önce dolarsa o uygulanır. Tamirde geçen süre garanti süresine eklenir.
Onarım on iş günü içinde bitmezse ikame araç verilmesi zorunlu mudur?
Zorunludur. Aracın garanti süresi içinde yetkili servise veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içinde giderilememesi hâlinde üretici veya ithalatçı, tamir tamamlanıncaya kadar benzer özelliklere sahip başka bir aracı tüketicinin kullanımına tahsis etmek zorundadır. Tüketici istemezse bu yükümlülük ortadan kalkar.
Yükümlülüğün düşmesi için tüketicinin ikame aracı istememiş olduğunun ispatlanması gerekir; bu ispat yükü üretici veya ithalatçıya aittir. Ayrıca servisin arızalı aracı teslim aldığına dair belgede on iş günü kuralına yer verilmesi zorunludur. Kılavuza aykırı kullanımlar dışında, garanti süresi içinde tüketiciden nakliye, kargo veya ulaşım gideri istenemez.
Ayıplı araçta ilk altı ayda ispat yükü kimdedir?
6502 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir. Bu durumda aracın ayıplı olmadığını ispat satıcıya düşer. Altı ay geçtikten sonra ispat yükü tüketiciye geçer; karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Satıcı ve servisin en sık başvurduğu savunma, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığıdır. Garanti Belgesi Yönetmeliği bu savunmayı biçim şartına bağlamıştır: kullanım hatasının bulunup bulunmadığı, yetkili servis istasyonu, yoksa satıcı, ithalatçı veya üreticiden biri tarafından, azami tamir süresi içinde düzenlenen bir raporla belirlenmeli ve raporun bir nüshası tüketiciye verilmelidir. Tüketici bu rapora karşı bilirkişi tespiti talebiyle hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilir.
İkinci el araçta gizlenen hasar kaydı ayıp sayılır mı?
Sayılır. Ağır hasar kaydı, değişen şasi veya taşıyıcı parça, pert kaydı gibi hususlar aracın değerini ve alıcının ondan beklediği faydayı önemli ölçüde azaltır; bu nedenle hem 6502 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi hem 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu maddesi anlamında ayıptır.
Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Son cümle önemlidir: satıcının hasar kaydından haberdar olmaması sorumluluğunu kaldırmaz. Kaydın bilerek gizlenmiş olması ise sorumluluğu ağırlaştırır ve aşağıdaki zamanaşımı sonucunu doğurur.
Aracı galeriden mi bireyden mi aldınız: bu ayrım her şeyi değiştirir
6502 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi satıcıyı, ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan kişi olarak tanımlar. Aracı yetki belgeli bir ikinci el motorlu kara taşıtı işletmesinden alan kişi tüketici sayılır ve tüketici mevzuatı devreye girer. Aracı ticari veya mesleki amaçla hareket etmeyen bir bireyden alan kişi ise tüketici işlemi yapmış olmaz; bu hâlde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219 ilâ 231 inci maddeleri uygulanır. Farkın sonuçları şunlardır:
- Galeriden alımda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir ve dava 492 sayılı Harçlar Kanunu'ndaki harçlardan muaftır; bireyden alımda genel görevli mahkemeye gidilir, harç muafiyeti yoktur.
- Tüketici işleminde parasal sınırın altında hakem heyeti yolu açıktır; bireyden alımda bu yol yoktur.
- 6502 sayılı Kanun süreye bağlı bir ayıp ihbarı yükümlülüğü getirmez; 6098 sayılı Kanun gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğü öngörür, gecikme hak kaybına yol açar.
- Tüketici işleminde onarım ve değişim talepleri üretici ile ithalatçıya da yöneltilebilir; bireyden alımda muhatap yalnızca satıcıdır.
İkinci el araç ticaretinde üç ay veya beş bin kilometrelik zorunlu garanti
Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik, yetki belgeli işletmelerden yapılan ikinci el alımlara ayrı bir zorunlu garanti getirmiştir. Model yılına göre sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin altında olan ve araç sınıfı M1, M1G, N1 veya N1G olan taşıtların motor ve şanzımanı ile elektrik ve elektronik sistemleri, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre işletmenin garantisi altındadır.
- Üretici tarafından yenilenmiş ikinci el araç satışlarında garanti bir yıl veya yirmi bin kilometredir.
- Garanti kapsamındaki parçalarda çıkan arızalar azami 45 iş günü içinde giderilir; masraflar işletmeye aittir ve aracın kullanılamadığı süre garanti süresine eklenir.
- Sekiz yaşın veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki araçlar, ekspertiz raporunda belirtilmiş arıza ve hasarlar, olağan aşınmalar ve alıcının satışta bildiği belgelenen arızalar kapsam dışıdır.
- Üretici veya ithalatçı garantisi devam eden araçlarda bu madde uygulanmaz; orada garanti belgesi rejimi işler.
- İşletmenin garantisi, tüketicinin 6502 sayılı Kanun'daki ayıplı mal haklarını ortadan kaldırmaz.
Aynı yönetmelik, satıştan önceki on gün içinde ekspertiz raporu alınmasını da zorunlu tutar. Rapor, TSE hizmet yeterlilik belgesi bulunan işletmelerce düzenlenir ve en az beş yıl saklanır; ekspertiz işletmesi rapordaki bilgilerin aracın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur. Satışa sunulan araçtaki zorunlu tanıtım kartında ise kilometre, boyalı ve değişen parçalar ile hasar kaydı yer almalıdır.
Kilometre düşürmek suç mudur?
Suçtur. Kilometre göstergesine müdahale edip aracı bu hâliyle satmak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturabilir; ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıdır. Fiil ticari faaliyet sırasında işlenirse ceza ağırlaşır.
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, dolandırıcılığın tacir veya şirket adına hareket eden kişilerce ticari faaliyet sırasında işlenmesini nitelikli hâl saymıştır; bu hâlde ceza üç yıldan on yıla kadar hapistir. Suç şikâyete bağlı değildir, ihbar üzerine soruşturma başlatılır. Ceza soruşturması bedelin iadesini sağlamaz; ayıba ilişkin talepler ayrıca hukuk yolunda ileri sürülmelidir.
Ayıplı araçta ihbar ve zamanaşımı süresi ne kadardır?
Tüketici işleminde ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile aracın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. İkinci el satışlarda satıcının sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri hiç uygulanmaz.
Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.
Bu son cümle, gizlenen hasar kaydı ve düşürülen kilometre dosyalarının merkezindedir: hile ortaya konulduğunda, aradan iki yıldan fazla geçmiş olsa dahi satıcı zamanaşımı savunması yapamaz.
Bireyden yapılan alımlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun düzeni işler. Alıcı, devraldığı aracı imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve gördüğü ayıbı uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Olağan gözden geçirmeyle bulunamayacak gizli ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir; bildirilmezse araç o ayıpla kabul edilmiş sayılır. Davalar devirden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak aracı ayıplı devretmekte ağır kusurlu satıcı bu süreden yararlanamaz ve ayıbın süresinde bildirilmediğini de ileri süremez; aynı kural satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de geçerlidir. Ayrım için zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark yazısına bakılabilir.
Ayıplı araç uyuşmazlığı hakem heyetine mi, tüketici mahkemesine mi gider?
2026 yılı başvurularında değeri 186.000 Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetleri görevlidir; bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesine başvurulur. Araç bedelinin iadesi istendiğinde talep neredeyse her zaman bu sınırın üzerinde kaldığından, izlenecek yol tüketici mahkemesinde dava açmaktır.
Bu sınır, 23/12/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğle belirlenmiş ve 1/1/2026'da yürürlüğe girmiştir. Sınırın altındaki talepler için tüketici hakem heyetine başvuru yazısına, heyet kararının sonuçları için hakem heyeti kararına itiraz yazısına bakılabilir.
Araç dosyalarında kritik nokta şudur: 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar bu şartın dışında tutulmuştur; ancak 186.000 Türk Lirasını aşan bedel iadesi talebinde arabuluculuğa başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. İşleyiş için dava şartı arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Tüketicilerin açtığı davalar 492 sayılı Harçlar Kanunu'ndaki harçlardan muaftır ve dava, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Karara karşı başvuru yolları için istinaf ve temyiz yazısına bakılabilir.
Ayıplı araç iddiasında toplanacak deliller
Araç dosyaları büyük ölçüde belge ve bilirkişi incelemesiyle çözülür. Dava öncesinde şu kayıtlar toplanır.
- Aracın hasar kaydı sorgusu; trafik sigortası kapsamında bildirilen hasarlar merkezî sistemde tutulur.
- Satış öncesinde işletmece alınan ekspertiz raporunun bir nüshası; rapor en az beş yıl saklandığı için sonradan da istenebilir.
- Bağımsız ekspertiz veya boya kalınlığı ölçümü ile şasi ve taşıyıcı parça incelemesi.
- Yetkili servis kayıtları: her giriş için teslim belgeleri, servis fişleri ve değişen parçalar.
- Arıza bildirimlerinin tarihini gösteren yazışmalar, kısa mesajlar veya iadeli taahhütlü mektup örnekleri.
- Muayene kayıtları ile satış ilanı ve taşıt tanıtım kartı örneği; ilandaki kilometre ile gerçek kilometre farkı böyle ortaya konur.
Dosyanın takibi için e-Devlet ve UYAP üzerinden dosya takibi yazısına bakılabilir.
Sık yapılan hatalar
- Arızayı yalnızca telefonla bildirip yazılı kayıt bırakmamak; tarihsiz bir görüşme azami tamir süresinin başlangıcını kanıtlamaz.
- Servise her girişte teslim belgesi almamak; tekrarlayan arıza iddiası ancak her girişin belgelenmesiyle kurulabilir.
- "Aynı arıza iki kez, farklı arıza dört kez tekrarlamalı" bilgisine güvenmek; yönetmelikte böyle bir sayı ölçütü yoktur.
- Aracı bireyden aldığı hâlde tüketici hakem heyetine başvurmak; başvuru görev yönünden reddedilir.
- Ekspertiz raporunda belirtilmiş bir arızayı sonradan gizli ayıp olarak ileri sürmek; raporda yazılı hasarlar zorunlu garantinin dışındadır.
- 186.000 Türk Lirasını aşan bedel iadesi talebinde arabulucuya başvurmadan dava açmak; dava, şart yokluğundan reddedilir.
- Kilometre düşürülmesinde yalnızca ceza şikâyeti yapıp hukuk yolunu işletmemek.
Yapılacak ilk iş
Yapılacak ilk iş, iki tarihin belgeyle sabitlenmesidir: aracın teslim tarihi ve her arıza bildiriminin tarihi. Sıfır araçta garanti süresi teslim tarihinden, azami tamir süresi ise arızanın yetkili servise veya satıcıya bildirildiği tarihten başlar; bu iki tarih bilinmeden hangi hakkın doğduğu belirlenemez. İkinci el alımda ilk iş, hasar kaydının sorgulanması ve satış öncesinde düzenlenen ekspertiz raporunun bir nüshasının işletmeden istenmesidir. Bundan sonra, talebin parasal değerine göre hakem heyetine mi başvurulacağı yoksa arabuluculuktan geçilerek dava mı açılacağı belirlenir.