İçeriğe geç
+90 216 565 64 64
Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi
Ön Görüşme Talep Edin
30 Ağustos 2026 · İcra ve İflas Hukuku · Bahadır & Sarıgil Hukuk Ofisi

Senet ve Çekle İcra Takibi: Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ve 5 Günlük İtiraz

Bono, poliçe ve çeke dayanan takip kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yürür; itiraz süresi 7 değil 5 gündür ve dilekçe icra dairesine değil icra mahkemesine verilir. İtiraz takibi kendiliğinden durdurmaz; hacizlerin önüne geçmek için ayrıca tedbiren durdurma kararı alınması gerekir.

Alacağı bono, poliçe veya çeke dayanan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatabilmektedir. Bu yol, faturaya ya da adi bir sözleşmeye dayanan genel haciz yolundan daha hızlı işlemekte ve borçluya çok daha kısa süre tanımaktadır. Eline "kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte ödeme emri" başlıklı bir kâğıt geçen kişinin, bilinen 7 günlük süreyi düşünerek beklemesi en pahalı hatadır.

İki farkın altı özellikle çizilmelidir. Birincisi, borca ve imzaya itiraz süresi 7 gün değil 5 gündür. İkincisi, itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılmakta ve tek başına takibi durdurmamaktadır. Genel haciz yolunda dilekçe icra dairesine verildiği anda takip kendiliğinden durmakta; kambiyo yolunda ise itiraz edilse bile haciz işlemleri devam etmektedir. Genel haciz yolunun işleyişi ödeme emrine karşı 7 günlük itiraz süresini anlatan yazıda ele alınmıştır; burada anlatılan, o yoldan ayrılan noktalardır.

Kambiyo senedi nedir, hangi senetler bu takip yoluna girer?

Kambiyo senetleri üç tanedir: poliçe, bono (emre yazılı senet) ve çek. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesi, alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede dayanan alacaklıya, alacak rehinle güvence altına alınmış olsa bile bu usulden yararlanma hakkı tanımaktadır. Piyasada "senet" denilen kâğıtların çoğu bonodur.

Adi senet, fatura, sözleşme ve cari hesap ekstresi kambiyo senedi değildir; bunlarla bu yola başvurulamaz. Alacaklı takip talebine senedin aslını ve borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır; fotokopiyle kambiyo takibi başlatılamaz.

Bir kâğıdın bono sayılması için üzerinde neler bulunmalıdır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi bononun zorunlu unsurlarını yedi başlıkta saymaktadır. Biri bile eksikse ortada kural olarak bono değil, olsa olsa adi bir yazılı belge vardır ve o belgeyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu işletilemez. Zorunlu unsurlar şunlardır:

  • Senet metninde "bono" veya "emre yazılı senet" kelimesi
  • Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi
  • Vade
  • Ödeme yeri
  • Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adı
  • Düzenlenme tarihi ve yeri
  • Düzenleyenin imzası

Türk Ticaret Kanunu'nun 777. maddesi bu katılığı üç noktada yumuşatmaktadır. Vadesi gösterilmemiş bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bono sayılır. Açıklık yoksa senedin düzenlendiği yer hem ödeme yeri hem de düzenleyenin yerleşim yeri kabul edilir. Düzenlendiği yer gösterilmeyen bono ise düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. Bu üç hâlin dışındaki her eksiklik senedi bono olmaktan çıkarır. Poliçe için Türk Ticaret Kanunu'nun 671., çek için 780. maddesi benzer birer unsur listesi getirmektedir.

Unsuru eksik senetle takip başlatılırsa ne olur?

Eksik unsurlu bir kâğıda dayanılarak kambiyo takibi başlatılmışsa borçlu, senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını 5 gün içinde icra mahkemesine şikâyet ederek ileri sürebilir. Bu süre İcra ve İflas Kanunu'nun 168. maddesinin 3 numaralı bendinde yazılıdır. Dilekçe icra dairesine değil mahkemeye verilir; şikâyet kabul edilirse takip iptal edilir.

Kanunun 170/a maddesi bir güvence daha getirmektedir: icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla usulünce önüne gelen işlerde, senedin kambiyo vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku uyarınca takip hakkı bulunmadığını resen gözeterek takibi iptal edebilir. Ancak imza inkârı geri alınmışsa ya da borç kısmen veya tamamen kabul edilmişse bu hüküm uygulanmaz.

Kambiyo senetlerine mahsus ödeme emrinde hangi süreler var?

Ödeme emri tek bir süre içermez; içinde farklı süreler birlikte işler. Borç ve takip masrafları 10 gün içinde ödenmelidir. Senedin kambiyo vasfına yönelik şikâyet, imzaya itiraz ve borca itiraz için ise yalnızca 5 gün vardır. Süreler tebligatın yapıldığı günü izleyen günden başlar.

  1. Borcun ve takip masraflarının 10 gün içinde ödeme emrinde yazılı icra dairesi banka hesabına ödenmesi
  2. Senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı iddiasının 5 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla bildirilmesi
  3. Senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının 5 gün içinde açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilmesi
  4. Borçlu olmama, borcun itfa edilmesi, mehil verilmesi, zamanaşımı veya yetki itirazlarının sebepleriyle birlikte 5 gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi
  5. İtiraz edilmez ve borç ödenmezse 10 gün içinde, itiraz edilip reddedilirse 3 gün içinde mal beyanında bulunulması

Ödeme emrinde ayrıca, imzasını haksız yere inkâr eden borçlunun alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkûm edileceği ve icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı ihtar edilir. Sürenin son gününün hangi gün olduğu sürelerin nasıl sayılacağında, tebliğin hangi anda yapılmış sayıldığı ise tebligat usulünde gösterilmiştir.

İtiraz nereye yapılır: icra dairesine mi, icra mahkemesine mi?

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda itiraz, icra dairesine değil doğrudan icra mahkemesine bir dilekçeyle yapılır; genel haciz yolunda ise icra dairesine, dilekçeyle veya sözlü olarak bildirilir. Dilekçenin yanlış mercie verilmesi süre kaybına yol açar ve 5 gün dolduktan sonra doğru mercie başvurulması sonucu değiştirmez.

Bu ayrım usulî bir ayrıntı değildir. Genel haciz yolunda takip itirazla durduğu için sırayı alacaklı devralır ve itirazın kaldırılması ya da iptali yoluna gitmek zorunda kalır. Kambiyo yolunda böyle bir aşama yoktur; takip zaten durmadığından yükün tamamı borçludadır.

İtiraz takibi durdurur mu?

Durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu'nun 169. ve 170. maddeleri, hem borca hem de imzaya itirazın satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. İtiraz dilekçesi verilmiş olsa bile maaşa, banka hesabına, araca ve taşınmaza haciz konulabilir; duran tek işlem, haczedilen malın satışıdır.

Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz.

Takibin fiilen durması için icra mahkemesinden ayrıca tedbiren durdurma kararı alınması gerekir. Borca itirazda, Kanunun 169/a maddesine göre hâkim, dilekçeye ekli belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği, senedin metninden zamanaşımına uğradığı, borçlunun borçlu olmadığı ya da icra dairesinin yetkisiz olduğu kanaatine varırsa, esas kararına kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İmzaya itirazda ise 170. madde daha hızlı bir kapı açmıştır: mahkeme, duruşmadan önce evrak üzerinde yapacağı incelemede itirazı ciddi görürse alacaklıya tebliğe gerek görmeden geçici durdurma kararı verebilir.

İcra mahkemesi hâkimi, itiraz sebeplerinin incelenmesi için iki tarafı en geç 30 gün içinde duruşmaya çağırır. Bu nedenle dilekçeye tedbiren durdurma talebinin açıkça yazılması ve dayanak belgelerin eklenmesi belirleyicidir; belgesiz bir dilekçe üzerine durdurma kararı beklenmemelidir. Bu arada konulan hacizlerin seyri haciz sonrası satış ve ihale sürecinde, haczedilen eşyanın üçüncü kişiye ait olması hâli ise istihkak davasında açıklanmıştır.

Borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark nedir?

Borca itiraz, senedin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul edip borcun hiç doğmadığını veya sona erdiğini ileri sürmektir. İmzaya itiraz ise senetle borçlu arasındaki bağın tümden reddedilmesidir. İkisi ayrı maddelerde düzenlenmiştir, ayrı dilekçelerde gerekçelendirilir ve ispat düzenleri birbirinden tamamen farklıdır.

Borca itirazın sebepleri sınırlıdır ve dilekçede tek tek gösterilmelidir: borçlu olmama, borcun itfa edilmesi yani ödenmiş olması, mehil verilmesi, alacağın zamanaşımına uğraması ve yetki itirazı. İcra mahkemesi hâkimi, borcun bulunmadığının veya ödendiğinin ya da süre verildiğinin resmî bir belgeyle yahut imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatı hâlinde itirazı kabul eder; tanık dinletilerek veya yalnızca beyanla sonuç alınamaz.

Sık düşülen tuzak, imza inkârının biçimidir. Kanun, imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının 5 gün içinde "açıkça" bir dilekçeyle bildirilmesini aramaktadır. Bunu bildirmeyen borçlu bakımından imza, o takip yönünden kendisinden sadır sayılır. "Böyle bir borcum yok" demek, imzayı inkâr etmek değildir.

İmzaya itirazda ispat yükü kimdedir?

İmzaya itirazda inceleme yükü icra mahkemesindedir; borçludan beklenen, imzayı 5 gün içinde açıkça ve dilekçeyle reddetmesidir. Mahkeme, İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesinin yollamasıyla 68/a maddesindeki usule göre inceleme yapar. Karşılaştırmaya elverişli imza varsa onunla, yoksa borçluya duruşmada yazı yazdırılıp imza attırılarak karşılaştırma yapılır.

Hâkim gerek görürse bilirkişi incelemesi de yaptırabilir; kanun bunu, oturumun bir defadan fazla ertelenmesine meydan verilmeyecek biçimde yürütülmesine bağlamıştır. İcra dairesinin yetki çevresi içinde bulunan ve mazeretini önceden bildirip belgelendirmeyen borçlu, duruşmada bizzat hazır bulunmak zorundadır.

İtiraz reddedilirse tazminat riski nedir?

İtirazın reddi hâlinde borçlu, takip konusu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir. Ancak bu sonuç, itirazın reddine değil, takibin daha önce tedbiren durdurulmuş olmasına bağlanmıştır. Takip durdurulmamışsa tazminata hükmedilmez; tedbir talebi bu yönüyle iki ucu keskin bir araçtır.

İmzaya itiraz reddedilir, yani inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve takip itirazla birlikte geçici olarak durdurulmuş bulunursa, borçlu alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkûm edilir. Denge alacaklı aleyhine de kurulmuştur: borca itiraz esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı yüzde 20'den az olmamak üzere tazminat öder; imzaya itirazın kabulünde ise aynı tazminatın yanında alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına da mahkûm edilir.

İtirazın reddi kararına karşı istinafa başvurulması hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Borçlu ancak Kanunun 33. maddesinin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur.

Menfi tespit davası ne zaman açılır, teminat ne kadardır?

Borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası, icra takibinden önce de takip sırasında da açılabilir. Ayrımın pratik sonucu tedbirdedir: takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde 15'inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına ihtiyati tedbir kararı verebilir; takipten sonra açılanda ise tedbir yoluyla takip durdurulamaz.

Takip başladıktan sonra açılan davada borçluya kalan imkân sınırlıdır: gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde 15'inden az olmamak üzere teminat göstermek şartıyla, yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenebilir. Bu karar paranın alacaklıya geçmesini engeller; haczi ve satışı engellemez.

Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa tedbir kalkar ve alacaklının geç tahsilden doğan zararı teminattan karşılanır; bu zarar yüzde 20'den aşağı belirlenemez. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur, ilamın kesinleşmesiyle icra eski hâle iade edilir ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacağın yüzde 20'sinden az olmayan tazminata hükmedilir. Borç bu arada ödenmişse davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Çekte ibraz süresi kaç gündür?

Çek görüldüğünde ödenir. Türk Ticaret Kanunu'nun 796. maddesine göre çek, düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir. Bu süreler çekte yazılı düzenlenme tarihinin ertesi günü başlar ve kaçırılması hamili başvurma haklarından yoksun bırakır.

Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çekte süre, düzenlenme yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay, ayrı kıtalarda ise üç aydır. İleri düzenleme tarihli çekin ise kendine özgü kuralı vardır. 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca 31 Aralık 2028 tarihine kadar, çekin üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek üzere bankaya ibrazı geçersizdir. Aynı Kanunun 3. maddesine göre bu çeklerle hukuki takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır. Muhatap banka, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için kanunda belirlenen asgari bir tutarı ödemekle yükümlüdür; bu tutar 29 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/4 sayılı Tebliğ ile, 30 Ocak 2026'dan geçerli olmak üzere 16.350 Türk Lirasına yükseltilmiştir.

Karşılıksız çekin ayrıca cezai sonucu vardır. Çek Kanunu'nun 5. maddesine göre, kanuni ibraz süresi içinde ibrazında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine her bir çek için 1.500 güne kadar adli para cezasına hükmolunur; ceza, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verir. Davalar icra mahkemesinde görülür; şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Karşılıksız kalan bedeli, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde temerrüt faizi oranındaki faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında ise davanın düşmesine karar verilir.

Senet zamanaşımına uğrarsa ne olur?

Kambiyo senetlerinde zamanaşımı senedin türüne ve borçlunun sıfatına göre değişir; tek bir süre yoktur. Bonoyu düzenleyen kişi tıpkı poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olduğundan, ona karşı ileri sürülecek istemler vadeden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar. Çekte ise başvurma hakları ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yılda düşer.

Hamilin cirantalarla düzenleyene karşı istemleri, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadeden itibaren bir yılda düşer. Bir cirantanın diğer cirantalarla düzenleyen aleyhine istemleri ise altı ayda zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesiyle kesilir ve süresi aynı olan yeni bir zamanaşımı işlemeye başlar.

Zamanaşımı, borca itiraz sebeplerinden biridir. İcra mahkemesi bu itirazı, alacaklının ibraz ettiği senetteki tarihe göre değerlendirir; alacaklı zamanaşımının kesildiğini veya tatil edildiğini resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispat edemezse itiraz kabul edilir. Bu sürelerin hak düşürücü sürelerden ayrımı ayrıca önem taşır.

Genel haciz yolu ile kambiyo yolu arasındaki farklar

  • Ödeme süresi genel haciz yolunda 7 gün, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda 10 gündür
  • İtiraz süresi genel haciz yolunda 7 gün, kambiyo yolunda 5 gündür
  • İtiraz genel haciz yolunda icra dairesine, kambiyo yolunda mahkemeye yapılır
  • Genel haciz yolunda itiraz takibi kendiliğinden durdurur, kambiyo yolunda durdurmaz
  • Genel haciz yolunda takibi sürdürmek alacaklıya, kambiyo yolunda durdurmak borçluya düşer

Sık yapılan hatalar

  • 10 günlük ödeme süresine bakıp itiraz süresinin de 10 gün olduğunu sanmak; itiraz ve şikâyet süresi 5 gündür
  • İtiraz dilekçesini icra dairesine vermek; kambiyo yolunda dilekçe mahkemeye verilir
  • İtiraz edildiği için takibin durduğunu varsaymak ve haciz ihbarnamesini beklememek
  • Tedbiren durdurma talebini dilekçeye hiç yazmamak ya da dayanak belgeleri eklememek
  • İmzanın kendisine ait olmadığını dilekçede açıkça yazmayıp yalnızca "borcum yok" demekle yetinmek
  • Resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir ödeme belgesi olmadan borca itiraz edip tanık dinletmeyi ummak
  • İleri düzenleme tarihli çeki üzerinde yazılı tarihten önce bankaya ibraz etmek
  • İmza incelemesi duruşmasına mazeretsiz gitmemek

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda yapılacak ilk iş, ödeme emrinin tebliğ tarihinin tam olarak belirlenmesidir. Tebliğ tarihini izleyen günden başlayan 5 günlük süre; borca itiraz, imzaya itiraz ve senedin kambiyo vasfına yönelik şikâyetin tamamı için geçerlidir ve kaçırıldığında takip kesinleşir. Tarih belirlendikten sonra senedin zorunlu unsurlarının eksiksiz olup olmadığı, imzanın gerçekten borçluya ait olup olmadığı ve elde ödemeyi gösteren resmî ya da imzası ikrar edilmiş bir belge bulunup bulunmadığı denetlenmeli; itiraz dilekçesi bu üç başlığa göre hazırlanarak tedbiren durdurma talebiyle birlikte icra mahkemesine sunulmalıdır.