Trafik Kazasında Araç Değer Kaybı Tazminatı: Kimden İstenir, Nasıl Hesaplanır
Trafik kazasında onarılan araç, hasar kaydı sebebiyle ikinci elde daha ucuza satılmakta; bu fark değer kaybı tazminatı olarak karşı tarafın trafik sigortasından istenmektedir. Hesap yöntemi 1 Temmuz 2026'da değişmiş, katsayı formülü kaldırılarak yerine eksperin ikinci el değer farkı tespiti getirilmiştir.
Değer kaybı, trafik kazasında hasar gören aracın onarıldıktan sonra bile ikinci el piyasasında hasarsız benzerinden daha düşük bedelle satılabilmesinden doğan zarardır. Araç değer kaybı tazminatı, onarım bedelinden ayrı ve ona ek olarak istenen bağımsız bir kalemdir.
Bu kalemin hesaplanma yöntemi 1 Temmuz 2026'da kökten değişmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda, 12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle, değer kaybının katsayı tablolarıyla hesaplandığı Ek-1 yürürlükten kaldırılmış; yerine eksperin ikinci el satış değerleri arasındaki farkı esas aldığı bir yöntem getirilmiştir. Hangi yöntemin uygulanacağı ise kaza tarihine değil, kusurlu aracın poliçe tarihine bağlıdır.
Kaza sonrası genel başvuru usulü ve diğer tazminat kalemleri trafik kazası sonrası sigorta şirketine tazminat başvurusu yazısında ele alınmıştır; burada yalnızca değer kaybı kalemi incelenmektedir.
Araç değer kaybı nedir, onarım bedelinden farkı nedir?
Değer kaybı, onarım masrafından ayrı ve ondan bağımsız bir zarar kalemidir. Onarım bedeli aracı fiziken eski hâline getirir; değer kaybı ise onarılmış aracın ikinci el piyasasında hasarsız benzerine göre daha düşük bedelle satılabilmesinden doğar. Kaza kaydı silinmediği için bu fark onarımla kapanmaz ve ayrıca talep edilir.
Aradaki ayrım şu noktalarda somutlaşmaktadır:
- Onarım bedeli fiilî masrafı karşılar; değer kaybı ise tek kuruş harcanmasa bile doğan piyasa değeri düşüşünü karşılar.
- Onarımda orijinal parça kullanılması değer kaybını ortadan kaldırmaz; hasar kaydı araç kayıtlarında durmaya devam eder.
Kasko poliçesi kural olarak sigortalının kendi aracındaki hasarı öder ve değer kaybını kendiliğinden karşılamaz. Kasko ödemesinde eksiklik veya ret söz konusuysa izlenecek yol kasko hasarında eksik ödeme ve ret yazısında anlatılmıştır.
Araç değer kaybı kimden istenir?
Değer kaybı, öncelikle kusurlu araç işleteninin zorunlu mali sorumluluk sigortacısından, yani karşı tarafın trafik sigortası şirketinden istenir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi, dava açmadan önce bu şirkete yazılı başvuru yapılmasını zorunlu kılar. Kusurlu işletene ve sürücüye karşı doğrudan talep hakkı da saklıdır.
Genel Şartların A.5 maddesi değer kaybını maddi zararlar teminatının içinde saymaktadır. Karşı tarafın zorunlu trafik sigortası, poliçe limitleri içinde kalmak kaydıyla bu kalemi ödemekle yükümlüdür. Limitin aşıldığı hâllerde bakiye için kusurlu işletene ve sürücüye başvurulabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin genel şartlara atıf yapan ibareleri, Anayasa Mahkemesi'nin 17/7/2020 tarihli ve E. 2019/40, K. 2020/40 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Aynı madde, bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını belirtir; uyuşmazlık mahkemeye veya hakeme taşındığında tazminatın kapsamı bu ölçütlere göre değerlendirilir.
Kusur oranı değer kaybı tazminatını nasıl etkiler?
Kusur oranı tazminatı doğrudan böler. Yüzde yüz kusursuz sürücü hesaplanan değer kaybının tamamını alır; yüzde yirmi beş kusurlu sürücü ise ancak yüzde yetmiş beşini alabilir. Tam kusurlu tarafın karşı sigortacıdan değer kaybı isteme hakkı bulunmaz, çünkü zarar kendi kusurundan doğmuştur. Kusur oranı, kaza tespit tutanağı ve gerektiğinde bilirkişi raporuyla belirlenir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesinin ikinci fıkrası, kazanın oluşunda zarar görenin kusuru ispatlanırsa hâkimin tazminat miktarını indirebileceğini düzenlemektedir. Aynı Kanunun 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, iki aracın çarpıştığı hâllerde zarar gören işletenin karşı tarafın kusurunu ispat etmesi gerekir. Kusur tutanakta belirtilmemişse oran, yargılama sırasında bilirkişi incelemesiyle saptanır. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu kazalarda 88. madde uyarınca sorumluluk müteselsildir. Sigortacının ödeme sonrası kusurlu sigortalıya dönebileceği hâller ise sigorta şirketinin rücu hakkı yazısında incelenmiştir.
Değer kaybı 1 Temmuz 2026'dan sonra nasıl hesaplanmaktadır
12 Haziran 2026 tarihli ve 33278 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir. Bu değişikliğin 6. maddesiyle Genel Şartların Ek-1'i, Ek-2'si, Ek-3'ü ve Ek-7'si yürürlükten kaldırılmış, yani katsayı tablolarına dayalı hesap terk edilmiş; değer kaybının tespiti doğrudan A.5 maddesine taşınmıştır:
Değer kaybı, Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımları, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değerinin arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir.
Aynı maddeyle üç pratik kural getirilmiştir:
- Araç hasarı için başvuran hak sahibi, ayrıca dilekçe vermemiş olsa bile değer kaybı talebinde de bulunmuş kabul edilmektedir.
- Araç hasarına ilişkin eksper atanmışsa, tespiti yapan eksper değer kaybı tutarına ilişkin tespitine de raporunda yer vermek zorundadır.
- Sigortacı, hesaplanan değer kaybı tutarını, nihai eksper raporunun kendisine ulaştığı tarihi takip eden iş günü içinde hak sahibine yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla bildirmek zorundadır.
1 Temmuz 2026'dan önce yapılan poliçelerde hangi formül uygulanır?
Genel Şartların C.11 maddesi uyarınca bir değişiklik, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır. Kusurlu aracın poliçesi 1 Temmuz 2026'dan önce yapılmışsa, kaza bugün meydana gelmiş olsa bile 4 Aralık 2021 tarihli Ek-1 formülü geçerlidir. Belirleyici olan kaza tarihi değil, poliçenin düzenlendiği tarihtir.
4 Aralık 2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ek-1, değer kaybını şu formülle hesaplamaktaydı:
DK = Piyasa Değeri x R x K x H x G H = (HK + T) / 100 T = ((Hasar Tutarı / Piyasa Değeri) x 100) x 0,10 HK = (P1 + O1 + Y1) + (P2 + O2 + Y2) + ... + (Pn + On + Yn) G = 1 + (G.1 + G.2 + G.3)
Katsayılar şu anlama gelmektedir:
- R, rayiç değer katsayısıdır. Otomobil ve motosiklette piyasa değeri 49.999 liraya kadar olan araçlarda 0,65, 750.000 lira ve üzeri araçlarda 1,00'dir.
- K, kullanılmışlık düzeyi katsayısıdır. Otomobilde 19.999 kilometreye kadar 1,00, 300.000 kilometre ve üzerinde 0,70'tir.
- P, O ve Y sırasıyla parça değişim, onarım ve boya katsayılarıdır; hasar gören her parça için ayrı ayrı toplanır. T ise hasar tutarının piyasa değerine oranının onda biridir ve toplam hasar tutarı üzerinden hiçbir şekilde tenzil yapılmaz.
- G, genel değerlendirme katsayısıdır. Ticari veya kiralık araçta 0,05 düşülür; her hasar kaydı için 0,03, en çok 0,15 düşülür; kilometre alt sınırına 1.000 kilometreye kadar yakınlıkta 0,05 eklenir.
- Motosiklette, yani F araç kodunda, bulunan tutar ayrıca 2,5 ile çarpılır.
Poliçeler kural olarak bir yıllık düzenlendiğinden iki yöntem bir süre daha yan yana işleyecektir; bu nedenle başvurudan önce kusurlu aracın poliçe tarihi öğrenilmelidir.
Sigortacıya başvuru zorunlu mudur, cevap süresi kaç gündür?
Başvuru zorunludur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigortacı başvuru tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yazılı cevap vermezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir veya tahkime gidilebilir.
Bu konuda üç ayrı süre vardır ve birbirine karıştırılmamalıdır:
- Dava veya tahkim yolunun açılması için beklenecek süre, 97. madde uyarınca on beş gündür.
- Belgelerin eksiksiz iletilmesinden itibaren ödeme süresi, 99. madde ve Genel Şartların B.2.1 maddesi uyarınca sekiz iş günüdür.
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru bakımından sigortacının on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesini yeterli saymaktadır.
Genel Şartların B.2.5 maddesi ayrıca, incelemeler hasar ihbarından itibaren üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacının, tazminattan mahsup edilmek üzere tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak ödemesini öngörmektedir. Sürenin son günü belirlenirken sürelerin nasıl sayılacağına ilişkin kurallar esas alınır.
Değer kaybı başvurusunda hangi belgeler istenir?
Genel Şartların 1 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren Ek-6'sı, araç hasarı ve değer kaybı başvurusu için tek bir belge listesi öngörmektedir. Kaza tespit tutanağı, mağdur aracın ruhsatı, varsa hasar ve kaza yeri fotoğrafları, banka hesap bilgileri ve varsa eksper raporu bu listede sayılmakta ve eksiksiz sunulması aranmaktadır.
Listenin tamamı şöyledir:
- Trafik kazası tespit tutanağının resmî tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları
- Mağdur araca ait ruhsat
- Varsa hasarlı araca ve kaza yerine ilişkin fotoğraf ve görüntüler
- Mağdur araç sahibine veya zarar gören üçüncü şahsa ait banka hesap bilgileri, yani banka ve şube adı ile IBAN numarası
- Araç hasarına ilişkin ekspertiz yapıldıysa eksper raporu
- Varsa hak sahibine ait doğrulanmış cep telefonu numarası
Önceki metinde aranan değer kaybı talep beyanı listeden çıkarılmıştır; çünkü araç hasarı başvurusu artık değer kaybı talebini de içermiş sayılmaktadır. Buna karşılık başvurunun yazılı ve tarihli olması, on beş günlük sürenin başlangıcını ispat bakımından belirleyicidir. Bu nedenle başvurunun iadeli taahhütlü posta, noter ya da kayıt altına alınan elektronik kanallar üzerinden yapılması, tebligatta sürelerin ne zaman başladığı bakımından da güvenli yoldur.
Aracın yaşı ve kilometresi değer kaybını nasıl etkiler?
Kilometre, değer kaybını doğrudan aşağı çeken en güçlü değişkendir. 4 Aralık 2021 tarihli Ek-1'de otomobiller için katsayı 19.999 kilometreye kadar 1,00 iken 300.000 kilometre ve üzerinde 0,70'e inmektedir. 1 Temmuz 2026 sonrası düzende de aracın yaşı, modeli ve kullanılmışlık düzeyi eksperin dikkate alacağı ölçütler arasındadır.
Ek-1'de otomobil ve motosiklet için ara katsayılar 20.000 ile 49.999 kilometre arasında 0,95, 50.000 ile 99.999 kilometre arasında 0,90, 100.000 ile 149.999 kilometre arasında 0,85, 150.000 ile 199.999 kilometre arasında 0,80, 200.000 ile 299.999 kilometre arasında 0,75'tir. Kamyonet, kamyon ve çekicide dilimler daha geniştir; iş makinesi ve traktörde kilometre yerine çalışma saati esas alınır.
Aracın yaşı ise Ek-1 formülüne doğrudan değil, piyasa değeri üzerinden yansımaktaydı. Sonuç her iki düzende de aynıdır: yeni ve az kilometreli araçta değer kaybı yüksek, çok yürümüş ve eski araçta düşüktür.
Hasar kaydı olan araçta ikinci kez değer kaybı istenebilir mi?
İstenebilir. Her kaza ayrı bir haksız fiildir ve kendi zararını doğurur; önceki hasar kaydı yeni talebi düşürmez. Ancak geçmiş hasar kaydı hesabı aşağı çeker: 4 Aralık 2021 tarihli Ek-1'de her hasar kaydı için 0,03, en fazla 0,15 oranında indirim öngörülmüştür. Yeni düzende de geçmiş hasar durumu eksperin ölçütleri arasında sayılmaktadır.
Hasar kaydı bulunan araç ikinci el piyasasında hasarsız bir araç gibi değerlendirilmediğinden, ikinci kazanın yarattığı ek düşüş daha küçüktür. Bu, talebin reddi anlamına gelmez; yalnızca hesaplanan tutarı azaltır. Aynı parçanın ikinci kez hasar görmesi hâlinde ilk kazaya ait eksper raporunun ve onarım faturasının saklanmış olması ispat kolaylığı sağlar.
Ağır hasarlı veya pert araçta değer kaybı istenebilir mi?
İstenemez. Genel Şartların A.6 maddesinin (ö) bendi, hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı taleplerini açıkça teminat dışında bırakmıştır. Bu araçlarda talep, değer kaybı yerine aracın rayiç değeri ile sovtaj bedeli arasındaki farkın ödenmesine dönüşür. Trafikten çekme kaydı bulunmayan araçlarda ise değer kaybı istenebilir.
Genel Şartların B.2.3 maddesine göre onarım masrafları aracın riziko tarihindeki değerini aşıyor ve eksper raporuyla aracın onarım kabul etmez hâle geldiği tespit ediliyorsa araç tam hasarlı sayılır; bu durumda hurda tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmez. Aracın ağır hasara uğradığı eksper raporuyla tespit edilmişse trafikten çekildiğine dair kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden de ödeme yapılmaz.
Değer kaybı uyuşmazlığında tahkim mi, mahkeme mi seçilmelidir?
Değer kaybı gibi tutarı görece küçük ve tek kalemli uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu genellikle daha hızlıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi hakeme dört aylık karar süresi getirmekte, talebi reddedilen taraf aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretini de tarifedeki tutarın beşte biriyle sınırlamaktadır. Mahkeme yolu ise delil ve bilirkişi bakımından daha geniş imkân sunmaktadır.
Aynı maddeden çıkan somut farklar şunlardır:
- Komisyona başvurabilmek için sigortacıya başvurulmuş ve talebin olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir; sigortacının on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir.
- Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemede görülür.
- Kanunda yazılı maktu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir; bu tutar ve üzerinde karara, bildirimden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olarak Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.
- Mahkemeye intikal etmiş bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz; yol seçimi baştan yapılmalıdır.
Komisyona başvuru şartları ve güncel parasal sınırlar Sigorta Tahkim Komisyonu başvuru şartları ve 2026 parasal sınırları yazısında ele alınmıştır. Mahkeme yolu seçilirse dava, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ve Genel Şartların C.7 maddesi uyarınca sigortacının merkez veya şubesinin ya da acentenin bulunduğu yer, kazanın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; karara karşı gidilecek kanun yolları için istinaf ve temyiz süreleri yazısına bakılabilir.
Değer kaybı tazminatında zamanaşımı kaç yıldır?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesine göre süre, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı süresi uygulanır. Aynı süreler sigortacıya karşı da işlemektedir.
Maddenin ilgili fıkrası şöyledir:
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Aynı maddeye göre zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Zamanaşımının hangi talepte hangi tarihten başladığı sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı yazısında, zamanaşımı ile hak düşürücü sürenin farkı ise zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark yazısında ele alınmıştır.
Sık yapılan hatalar
- Onarım bedelini tahsil ederken kapsamı geniş bir ibraname imzalamak. İbraname değer kaybını da kapsıyorsa sonradan talepte bulunmak güçleşir.
- Sigortacıya yalnızca telefonla başvurmak. 97. maddedeki on beş günlük süre yazılı başvuruyla başlar.
- Kusurlu aracın poliçe tarihini öğrenmeden hesap yaptırmak. 2026 öncesi ve sonrası iki farklı yöntem vardır.
- Değer kaybının aracın rayiç değerinin yüzde 25'iyle sınırlı olduğunu varsaymak. Böyle bir üst sınır 4 Aralık 2021 tarihli Ek-1 metninde yer almamaktadır.
- Değer kaybı ile araç mahrumiyeti bedelini karıştırmak. Kira mahrumiyeti ve kâr kaybı gibi dolaylı zararlar Genel Şartların A.6 maddesi uyarınca zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır.
- Tahkim kararına itiraz süresini kaçırmak. İtiraz, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde ve bir defaya mahsus olarak yapılır.
Yapılacak ilk iş, kusurlu aracın plakasından zorunlu trafik sigortası şirketinin ve poliçenin düzenlenme tarihinin tespit edilmesidir. Poliçe 1 Temmuz 2026'dan önce düzenlenmişse hesap 4 Aralık 2021 tarihli Ek-1 formülüne, sonra düzenlenmişse ikinci el satış değerleri farkı yöntemine göre yapılacaktır. Ardından belgeler tamamlanıp sigortacıya yazılı başvuru yapılır; on beş gün içinde yazılı cevap gelmezse Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme yolu açılır.