Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik ve Hasar Sonrası Tazminat Talebi
Zorunlu deprem sigortası genel şartlarının C.4 maddesi 21 Ağustos 2026'da değişti ve 5 Eylül 2026'da yürürlüğe giriyor; satışta poliçe artık alıcıya geçmiyor, tapudaki tescil tarihinde sona eriyor. Değişikliğin kapsamı ile deprem sonrası ihbar, eksper, muafiyet, tazminat ve itiraz süreci birlikte ele alınmaktadır.
Zorunlu deprem sigortası (DASK) genel şartlarında yapılan değişiklik 21 Ağustos 2026 tarihli ve 33347 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından çıkarılan tebliğ tek bir maddeye dokunmakta; ancak dokunduğu madde, konut satan ve satın alan herkesin poliçe durumunu doğrudan etkilemektedir.
Zorunlu deprem sigortası genel şartlarında 21 Ağustos 2026'da tam olarak ne değişti?
21 Ağustos 2026 tarihli ve 33347 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ ile Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının yalnızca C.4 maddesi değiştirilmiştir. Yeni düzenlemeye göre satış ve muadili işlemlerle menfaat sahibi değişirse poliçe alıcıya geçmez; tapudaki tescil tarihi itibarıyla sözleşme sona erer ve işlemeyen günlere ait primler iade edilir.
Değiştirilen C.4 maddesinin yeni metni şöyledir:
C.4- Menfaat Sahibinin Değişmesi Sözleşme süresi içinde, satış ve muadili işlemler sebebiyle sigorta konusu taşınmazın menfaat sahibinin değişmesi hâlinde, tapudaki tescil tarihi itibarıyla sözleşme sona erer. Sigorta ettiren veya önceki menfaat sahibinin başvurusu üzerine işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir. Tapu müdürlükleri veya işlemi yapmaya yetkili idareler tarafından, menfaat değişikliği için sonraki menfaat sahibine ait bir Zorunlu Deprem Sigortası sözleşmesi olup olmadığı kontrol edilir. Bunlar dışındaki hâllerde ise, sözleşme sonraki menfaat sahibi ile devam eder; sonraki menfaat sahibi, değişikliği, sözleşmenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sözleşmeye aracılık eden sigorta şirketine bildirir. İlgili şirket veya acentesi, bildirimin alınmasından itibaren 24 saat içinde, menfaat değişikliği zeyli içeren poliçeyi sonraki menfaat sahibine vermekle yükümlüdür.
Eski metin bunun tam tersini düzenliyordu. 13 Mayıs 2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Şartların önceki C.4 maddesine göre menfaat sahibi değiştiğinde sigortanın hükmü yeni menfaat sahibi ile devam ediyor, yeni malik devir zeyilnamesini yaptırıp tapu müdürlüğüne ibraz etmekle yükümlü tutuluyordu. Kısacası satıcının poliçesi alıcıya geçiyordu. Yeni metin bu otomatik geçişi kaldırmış, devir kuralını yalnızca satış dışındaki menfaat değişiklikleriyle sınırlamıştır.
Değişiklik hangi tarihte yürürlüğe girmektedir?
Tebliğin 2 nci maddesine göre yeni genel şartlar yayımı tarihinden on beş gün sonra yürürlüğe girer. Yayım tarihi 21 Ağustos 2026 olduğundan yürürlük tarihi 5 Eylül 2026'dır. Bu tarihten önce tapuda tescil edilen satışlarda eski C.4 maddesi, sonraki tescillerde ise yeni metin uygulanır.
Belirleyici olan sözleşmenin imza tarihi değil, tapudaki tescil tarihidir. Satış vaadi sözleşmesi daha önce yapılmış olsa bile tescil 5 Eylül 2026'dan sonraya sarkıyorsa yeni kural devreye girer. Sürelerde son günün hesabı ayrı bir yazıda ele alınmıştır.
Yürürlükteki poliçeler bu değişiklikten etkilenir mi?
Tebliğde geçiş hükmü bulunmamaktadır. Yürürlükteki bir poliçe, ancak 5 Eylül 2026 tarihinden sonra tapuda tescil edilen bir satışa konu olduğunda yeni kurala tabi olur. Satışa konu olmayan konutlarda poliçenin süresi, teminatı ve işleyişi bakımından hiçbir değişiklik doğmamakta, yenileme yükümlülüğü her yıl aynen sürmektedir.
Satışa konu olan poliçeler bakımından ise sonuç ağırdır: satıcının poliçesi tescil tarihinde sona erdiğinden, tescilden sonraki bir depremde o poliçeden tazminat talep edilemez. Boşlukta kalmamanın tek yolu, alıcının tescil anında kendi adına düzenlenmiş geçerli bir sözleşmeye sahip olmasıdır.
Konut satışında zorunlu deprem sigortası poliçesine ne olur?
Satış ve muadili işlemlerde satıcının poliçesi tapudaki tescil tarihi itibarıyla sona erer ve alıcıya geçmez. Alıcının, tescil işleminin yapılabilmesi için kendi adına düzenlenmiş geçerli bir zorunlu deprem sigortası sözleşmesi bulundurması gerekir. Tapu müdürlüğü, menfaat değişikliği için sonraki menfaat sahibine ait sözleşmenin varlığını kontrol etmektedir.
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası, tapu müdürlüklerine, zorunlu deprem sigortasının yaptırıldığı ve işlem tarihi itibarıyla geçerli olduğu belgelenmedikçe tescil yapmama yükümlülüğü getirmektedir. Yeni C.4 maddesi bu kontrolü sonraki menfaat sahibine ait sözleşmeye bağlamıştır: satıcının poliçesi gösterilerek tapu işleminin tamamlanması artık mümkün olmayacaktır.
Alıcı, tapu randevusundan önce satın alacağı bağımsız bölüm için kendi adına zorunlu deprem sigortası yaptırmalıdır. Satıcı ise işlemeyen günlere isabet eden primin iadesi için sözleşmeye aracılık eden sigorta şirketine başvurmalıdır; bu iade talep olmaksızın yapılmamaktadır.
Satış dışındaki devirlerde sözleşme kimle devam eder?
Satış ve muadili sayılmayan devirlerde, örneğin miras yoluyla intikalde, sözleşme sonraki menfaat sahibi ile devam eder. Sonraki menfaat sahibi, sözleşmenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sözleşmeye aracılık eden sigorta şirketine bildirimde bulunur. Şirket veya acentesi, bildirimden itibaren 24 saat içinde zeyilli poliçeyi vermek zorundadır.
Bildirimden itibaren işleyen 24 saatlik süre yeni metinle getirilmiştir; eski düzenlemede karşılığı yoktu. On beş günlük bildirim süresi korunmuştur. Genel Şartların C.5 maddesi uyarınca sigorta ettirenin bildirimleri, aracılık yapan sigorta şirketine yazılı olarak yapılır.
Bildirimin geç yapılması poliçeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; ancak zeyilname düzenlenmediği için hasar anında hak sahipliğinin ispatı zorlaşır.
Deprem sonrası DASK'a hasar ihbarı kaç gün içinde yapılmalıdır?
Genel Şartların B.1 maddesinin 1.1 numaralı bendine göre sigortalı veya sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde DASK'a ya da Kurum nam ve hesabına sözleşmeyi yapan sigorta şirketine bildirimde bulunmak zorundadır. Süre takvim günü üzerinden değil, iş günü üzerinden işlemektedir.
İhbarın gecikmesi tek başına tazminat hakkını düşürmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1446 ncı maddesine göre rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin hiç veya geç yapılması, ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yoluna gidilir. Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz.
İhbarla birlikte diğer yükümlülükler de doğar. Genel Şartların B.1 maddesi uyarınca sigortalı; DASK görevlilerinin hasarlı binaya girmesine izin vermek, delilleri saptamaya yarayan bilgi ve belgeleri gecikmeksizin vermek, zararın tahmini miktarını belirten yazılı bildirim sunmak ve aynı bina üzerinde deprem teminatı içeren başka poliçe varsa bunu bildirmekle yükümlüdür.
Hasar tespiti ve eksper süreci nasıl işlemektedir?
Zararın nedeni, niteliği ve miktarı, Genel Şartların B.2 maddesi uyarınca DASK'ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir. Uygulamada tespit, DASK adına görevlendirilen sigorta eksperinin binada yaptığı inceleme ile gerçekleştirilir. Büyük ölçekli hasarlarda basitleştirilmiş tespit yöntemleri uygulanabilir.
Eksper incelemesi öncesinde hasarın tarih bilgisi görünecek şekilde fotoğraflanması, taşıyıcı sistemdeki ayrılmaların kayda alınması ve tahliye gerekmişse tahliye kararının belgelenmesi sonraki uyuşmazlıkta belirleyici olur. Onarıma incelemeden önce başlanmamalıdır; delil ortadan kalkar.
Genel Şartların B.3 maddesine göre DASK, hasar belgelerinin kendisine verilmesinden itibaren en kısa sürede incelemeyi tamamlayıp tazminat miktarını sigortalıya bildirmek zorundadır. Hesapta, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte binanın piyasa rayiçlerine göre yeniden yapım maliyeti esas alınır; tazminat hiçbir durumda sigorta bedelini aşamaz.
Kısmi hasarda sigorta bedeli, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir. Taşıyıcı sisteme etki eden hasarlarda teminatın yeniden işlerlik kazanabilmesi için konutun eksper raporunda belirtilen makul süre içinde onarılması gerekir; aksi hâlde poliçe vadesi boyunca oluşacak sonraki hasarlar ödenmez. Binanın riskli yapı olarak nitelendirilmesi hâlinde idari süreç ayrı yürür; riskli yapı tespitine itiraz ve 15 günlük süre ile kentsel dönüşümde malikler arasındaki karar süreci ayrı yazıların konusudur.
Tazminat ne zaman ödenmek zorundadır?
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç otuz gün içinde ödenir. Genel Şartların B.4 maddesi de bir aylık süre öngörmektedir.
Ödemeden önce muafiyet düşülür. Genel Şartların A.6 maddesine göre her bir hasarda sigorta bedelinin yüzde 2'si oranında tenzili muafiyet uygulanır ve DASK yalnızca bu tutarı aşan kısımdan sorumludur. Her 72 saatlik dönemde meydana gelen bütün hasarlar tek bir hasar sayılır; bu kural, çok sayıda artçının yaşandığı depremlerde ödenecek tutarı etkiler.
Genel Şartların B.4 maddesi deprem sonrasında sigortalılara avans ödenmesine imkân tanımaktadır. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427 nci maddesine göre araştırmalar ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa sigortacı, hasar miktarının en az yüzde 50'sini avans olarak öder.
Azami teminat tutarı 2026 yılında ne kadardır?
Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatının 3 üncü maddesi uyarınca bir mesken için verilebilecek azami teminat tutarı, 1 Eylül 2026 itibarıyla 2.488.318 TL'dir. Bu tutar sabit değildir; her ay bir önceki ay açıklanan yurt içi üretici fiyat endeksi oranında, ek prim alınmaksızın artırılarak uygulanmaktadır.
Karşılaştırma için: aynı tutar 1 Ocak 2026'da 2.095.462 TL, 1 Ağustos 2026'da 2.451.062 TL idi. Endeksin negatif çıkması hâlinde oran sıfır kabul edilir, yani tutar düşmez. Poliçe süresi içinde metrekare bedelinde artış olması hâlinde sigorta bedeli ek prim alınmaksızın aynı oranda yükseltilir.
Sigorta bedeli, meskenin yapı tarzına göre belirlenen metrekare bedeli ile brüt yüzölçümünün çarpılmasıyla bulunur ve azami teminat tutarını aşamaz.
Zorunlu deprem sigortası hangi zararları karşılamamaktadır?
Genel Şartların A.3 maddesine göre enkaz kaldırma masrafları, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, alternatif ikametgâh ve işyeri masrafları teminat dışındadır. Her türlü taşınır mal ve eşya, ölüm dâhil tüm bedeni zararlar ile manevi tazminat talepleri de zorunlu deprem sigortası kapsamında ödenmez.
Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar da teminat dışıdır; yani binadaki her çatlak deprem hasarı sayılmaz, nedensellik bağı aranır.
Bazı binalar ise baştan kapsam dışıdır. Genel Şartların A.2 maddesine göre kamu hizmet binaları, köy yerleşik alanlarında yapılan binalar, tamamı ticari veya sınai amaçla kullanılan binalar, projesi bulunmayan ve mühendislik hizmeti görmemiş binalar ile taşıyıcı sistemi olumsuz etkilenecek şekilde tadil edildiği tespit edilen binalar kapsam dışındadır.
Ayrıca 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun 12 nci maddesi uyarınca malik veya intifa hakkı sahibi, hasarın projeye aykırı ve taşıyıcı sistemi olumsuz etkileyen tadilat nedeniyle doğduğunun tespiti hâlinde tazminat alma hakkını kaybeder. DASK'ın ödeme sonrası kusurlu üçüncü kişilere yönelmesi de mümkündür; sigortacının rücu hakkının sınırları ayrıca incelenmiştir.
DASK'ın ödemediği zararlar için hangi sigorta ve hangi devlet yardımı devreye girer?
Enkaz kaldırma, eşya, kira kaybı ve alternatif konut masrafları gibi teminat dışı kalemler ancak isteğe bağlı konut paket sigortası ile güvence altına alınabilir. Sigorta bedelini aşan bina değeri için ise ihtiyari deprem sigortası yaptırılması mümkündür; bunun şartı zorunlu deprem sigortasının önceden yapılmış olmasıdır.
Zorunlu deprem sigortası yalnızca binanın kendisini sigorta bedeline kadar güvenceye alır; konut paket sigortası ise eşyayı, enkaz kaldırmayı, geçici konaklamayı ve kira kaybını poliçe limitleri dâhilinde karşılayabilir. İki poliçe birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
Devlet yardımı ise ayrı bir rejimdir ve sigortanın yerine geçmez. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 29 uncu maddesine 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanununun 16 ncı maddesiyle eklenen fıkraya göre, zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalar için Devletin konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülükleri, sigorta yaptırılmamış olmasının tespit edilmesiyle birlikte ortadan kalkar. Poliçesi olmayan malik böylece hem DASK tazminatından hem de bu imkândan yoksun kalabilir. Aynı maddenin bir başka fıkrasına göre ise hasarlı bina sigortalı olduğunda yapılacak yardımdan sigorta tutarı indirilmez.
Eksik ödeme veya ret hâlinde hangi yola başvurulur?
Tazminatın eksik ödenmesi veya talebin reddedilmesi hâlinde önce gerekçeli yazılı cevap istenmeli, ardından Genel Şartların C.6 maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmalıdır. Tahkim yolu tercih edilmezse, DASK aleyhine rizikonun gerçekleştiği yer veya DASK'ın bulunduğu yer ticaret mahkemesinde dava açılması mümkündür. Her iki yolda da süre sınırı vardır.
İzlenecek sıra şu şekilde kurulabilir:
- Hasar dosya numarası belirtilerek DASK'a veya aracılık eden sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; reddin gerekçesi ile hesap dökümü istenir.
- Eksper raporunun örneği talep edilir; metrekare, yapı tarzı, risk grubu ve hasar oranı poliçe ile karşılaştırılır.
- Cevap yetersizse veya hiç verilmezse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulur.
- Tahkim yerine dava tercih edilecekse yetkili ve görevli mahkemede dava açılır.
Genel Şartların C.6 maddesine göre, uyuşmazlık konusu olayın üyelik tarihinden sonra meydana gelmiş olması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30 uncu maddesinin on ikinci fıkrasında belirtilen tutara kadar olan kararlar her iki taraf için de kesindir. Başvuru şartları ve parasal sınırlar Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru rehberinde ele alınmıştır.
Eksik ödeme dosyalarında delil düzeni aynıdır: poliçe, eksper raporu, dekont ve gerekçeli cevap. Aynı yaklaşımın araç hasarlarındaki uygulaması için kasko hasarında eksik ödeme ve ret hâlinde izlenecek adımlar, belge listesi için tazminat başvurusunda aranan belgeler incelenebilir.
Talep hangi sürede zamanaşımına uğrar?
Genel Şartların C.7 maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1420 nci maddesi ise iki yıllık sürenin yanında, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık azami süre öngörmektedir.
Fark, sürenin başlangıç anından kaynaklanır: Genel Şart başlangıcı sözleşmenin sona ermesine, kanun ise alacağın muaccel olmasına bağlamaktadır. Tartışmayı beklememek için en erken başlangıç varsayılarak hareket edilmelidir. Ayrıntı için sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı süreleri ve zamanaşımı ile hak düşürücü süre arasındaki fark ele alınmıştır.
Sık yapılan hatalar
- Konutu satın alırken satıcının poliçesine güvenmek. 5 Eylül 2026'dan sonraki tescillerde satıcının poliçesi sona erer; alıcının kendi poliçesi olmalıdır.
- Satıştan sonra işlemeyen günlere ait primin iadesini istememek. İade kendiliğinden yapılmaz, başvuruya bağlıdır.
- Hasar ihbarını on beş iş günlük süre geçtikten sonra yapmak ve gecikmenin tazminatta indirim gerekçesi hâline gelmesine yol açmak.
- Muafiyeti hesaba katmadan tazminat beklemek. Her hasarda sigorta bedelinin yüzde 2'si düşülür.
- Eşya, enkaz kaldırma ve geçici konaklama giderlerinin zorunlu deprem sigortasından ödeneceğini sanmak.
- Poliçeyi her yıl yenilememek. Yenilenmeyen poliçede teminat, yazan bitiş tarihi itibarıyla sona erer.
Yapılacak ilk iş
Elde bir tapu işlemi varsa yapılacak ilk iş, tescil tarihinin 5 Eylül 2026'dan önce mi sonra mı olduğunun tespitidir; ardından alıcı adına geçerli bir poliçe temin edilir.
Elde bir deprem hasarı varsa yapılacak ilk iş, rizikonun öğrenildiği tarihin yazılı biçimde saptanması ve on beş iş günlük ihbar süresinin son gününün hesaplanmasıdır. İhbardan sonra dosya numarası alınmalı, eksper incelemesine kadar onarıma başlanmamalıdır.