Islah Nedir, Davada Talep Sonucu Nasıl Artırılır: 2026 İçtihadı Birleştirme Kararından Sonra
Islah, açılmış davada talep sonucunu artırmanın yoludur; bir kez ve tahkikat bitene kadar kullanılır. 30 Haziran 2026'da yayımlanan İçtihadı Birleştirme Kararı dilekçede olmayan talebin kısmen ıslahla eklenmesini kapatmış, 31 Temmuz 2026'da belirsiz alacak davası kaldırılmıştır.
Islah, açılmış bir davada tarafın kendi yaptığı usul işlemini düzeltmesine imkân veren kurumdur ve uygulamada en çok, dava dilekçesindeki talep sonucunu artırmak için kullanılmaktadır. Bilirkişi raporu geldiğinde alacağın dava dilekçesinde yazılandan çok daha yüksek olduğu anlaşılırsa, talebi büyütmenin yolu çoğu zaman ıslahtan geçer.
2026 yılı bu alanda üst üste iki değişiklik getirmiştir. 30 Haziran 2026'da yayımlanan İçtihadı Birleştirme Kararı kısmen ıslahın sınırını çizmiş; 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren kanun değişikliği belirsiz alacak davasını kaldırıp kısmi davaya yeni bir talep artırım yolu getirmiştir. Aşağıda tablonun bugünkü hâli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun madde numaralarıyla ele alınmaktadır.
Islah nedir, davada neyi düzeltir?
Islah, tarafın davada kendi yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Karşı tarafın rızası veya hâkimin onayı aranmaz; ıslah tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılır.
MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Islahın varlık sebebi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağıdır. Aynı Kanun'un 141 inci maddesine göre taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra bu yasak devreye girer. Yasak başladıktan sonra iddiayı genişletmenin iki yolu kalır: karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah. Basit yargılama usulünde yasak daha erken başlar; 319 uncu maddeye göre iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla, savunmanınki cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle işlemeye başlar.
Islah, mahkemenin yaptığı işlemleri kapsamaz. Dilekçedeki açık yazı ve hesap hataları için de ıslaha gerek yoktur; 183 üncü maddeye göre bu hatalar karar verilinceye kadar düzeltilebilir.
Islah kaç kez yapılır, son gün hangi gündür?
Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir; ikinci bir ıslah dilekçesi dikkate alınmaz. Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Hâkim duruşmada tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra bu yol kapanır. Sözlü yargılama aşamasında, istinafta ve temyizde ıslah yapılamaz; kanun yolunda yalnızca hukuki denetim yapılır.
Tahkikatın ne zaman bittiği 184 üncü maddede düzenlenmiştir: mahkeme, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Bu tefhim, ıslah bakımından son gündür. Duruşma tutanağında "tahkikat sona ermiştir" cümlesi geçtiği anda ıslah hakkı tükenmiş olur.
Bozmadan sonrası için 177 nci maddenin ikinci fıkrası özel bir kural içerir. Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ıslahla ortadan kaldırılamaz. Kanun yolu aşamalarının işleyişi ve süreleri için istinaf ve temyiz yollarının anlatıldığı yazı incelenebilir.
Islah için verilen bir haftalık sürelerin son günü, sürelerin nasıl sayıldığına ilişkin kurallara göre belirlenir.
Kısmen ıslah ile tam ıslah arasındaki fark nedir?
Kısmen ıslahta dava dilekçesindeki tek bir usul işlemi düzeltilir ve dava kaldığı yerden devam eder; talep sonucunu rakam olarak artırmak buna örnektir. Tam ıslahta ise dava baştan kurulur. 180 inci maddeye göre davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır.
Bu bir haftalık süre kaçırılırsa ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve davaya ıslah hiç yapılmamış gibi devam edilir; yani tek kullanımlık hak boşa harcanmış olur.
Kısmen ıslahta ise 181 inci madde uygulanır: kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.
Islahın sonucu 179 uncu maddede düzenlenmiştir. Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Buna karşılık ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları ıslahla geçersiz kılınamaz. Yani ıslah, aleyhe çıkan bilirkişi raporunu silmek için kullanılamaz.
Yargıtay'ın içtihadı birleştirme kararı ıslahta neyi değiştirdi?
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 8 Mayıs 2026 tarihli ve E. 2021/8, K. 2026/1 sayılı kararıyla, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemeyeceğine üçüncü görüşmede oy çokluğuyla karar vermiştir. Karar, 30 Haziran 2026 tarihli ve 33296 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
ÖZET: Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talep kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemez.
Kararın çizdiği sınır, miktar ile kalem arasındadır. Dava dilekçesinde zaten istenmiş bir talebin miktarını kısmen ıslahla artırmak mümkün olmaya devam etmektedir; kararın yasakladığı şey, dilekçede hiç istenmemiş yeni bir talep kaleminin sonradan kısmen ıslahla davaya sokulmasıdır. Kararın gerekçesinde bu ayrım açıkça yapılmıştır.
Zira burada söz konusu olan husus ıslah ile yapılmasına kanunun cevaz verdiği mevcut talebin arttırılması ya da genişletilmesi olmayıp daha önce hiç talep edilmeyen, dava konusu hâline getirilmeyen yeni talebin eklenmesi durumudur.
Karar, tarafın hangi yola başvuracağını da ayırmaktadır: davacı talep sonucunda genişletme veya değiştirme talep ediyorsa kısmî ıslaha, yeni vakalara dayanarak tamamen yeni bir talepte bulunmak istiyorsa tam ıslaha başvurmalıdır.
İçtihadı birleştirme kararları tavsiye niteliğinde değildir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45 inci maddesine göre içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Bu nedenle karar, yayımından itibaren derdest dosyalarda da doğrudan uygulanmaktadır.
Dava dilekçesinde olmayan bir alacak kalemi artık nasıl istenir?
Kısmen ıslah bu iş için kullanılamaz. Geriye üç yol kalmaktadır: karşı tarafın açık muvafakati, davanın tamamen ıslahı ve o kalem için ayrı bir dava açmak. Ayrı dava açıldığında zamanaşımı, o kalem bakımından ancak yeni davanın açıldığı tarihte kesilir; aradaki gecikme doğrudan hak kaybına dönüşebilir.
Bunun en sık görüldüğü alan işçilik alacaklarıdır. Dava dilekçesinde yalnızca kıdem ve ihbar tazminatı istenip fazla mesai istenmemişse, bilirkişi raporunda fazla mesai hesaplansa bile bu kalem kısmen ıslahla davaya eklenemez. Fazla mesai alacağının şartları ile kıdem ve ihbar tazminatının doğduğu hâller dava dilekçesi yazılırken ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yeni bir dava açılacaksa dava şartı arabuluculuk kuralı yeniden gündeme gelir. İşçilik alacakları için iş davalarında zorunlu arabuluculuk, ticari alacaklar ve diğer uyuşmazlıklar için dava şartı arabuluculuğun kapsamı kontrol edilmelidir. Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava usulden reddedilir ve zaman büsbütün kaybedilir.
Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kalktı
Talep sonucunu sonradan artırmanın klasik ikinci yolu belirsiz alacak davasıydı. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi, 7589 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Kaldırma geçmişe etkili değildir. 7589 sayılı Kanun'un geçici maddesinde, yürürlükten kaldırılan 107 nci maddenin, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunacağı düzenlenmiştir. Yani 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre yürümeye devam eder; bu tarihten sonra belirsiz alacak davası açılamaz.
Kısmi davada talep artırımı ıslahtan nasıl ayrılır?
Aynı kanunla 109 uncu maddeye dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
İki yol arasındaki fark uygulamada belirleyicidir:
- Talep artırımı yalnızca kısmi davada mümkündür; 109 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca talep konusunun bölünebilir olması gerekir.
- Talep artırımında zamanaşımı, artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır. Islahta böyle bir hüküm yoktur.
- Talep artırımı iddianın genişletilmesi yasağına tabi değildir; ıslah ise bu yasağın istisnası olarak kurgulanmıştır.
- Her ikisi de bir defaya mahsustur ve her ikisinin de son anı tahkikatın sona ermesidir.
- Talep artırımı da mevcut talebin miktarını büyütmeye yarar; dava dilekçesinde hiç istenmemiş yeni bir kalemi bu yolla eklemek mümkün değildir.
109 uncu maddenin üçüncü fıkrasına göre, dava açılırken talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması geri kalan kısımdan feragat edildiği anlamına gelmez.
Islahta harç ve teminat: yatırılmazsa ıslah yapılmamış sayılır
Islah bedava değildir ve iki ayrı ödeme gerektirir. Birincisi harçtır: talep sonucu artırıldığında dava değeri de artar ve eksik kalan peşin karar ve ilam harcının tamamlanması gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre, muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz.
İkincisi teminattır. 178 inci maddeye göre ıslah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde ıslah yapılmamış sayılır. Karşı tarafın zararı kesin olarak belirlendikten sonra yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazlaysa iade edilir.
Islah kötüye kullanılırsa 182 nci madde devreye girer: ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amacıyla yapıldığı anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir ve başvuranı, karşı tarafın zararları yanında kanun metnindeki tutarlarla beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder.
Islahla artırılan kısımda zamanaşımı def'i nasıl işler?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154 üncü maddesine göre zamanaşımı, alacaklının dava yoluyla mahkemeye başvurmasıyla kesilir. Kesilme, dava edilen miktarla sınırlıdır. Kanunda ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinde kesileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır; bu yüzden davalı, artırılan kısma karşı zamanaşımı def'i ileri sürebilmektedir.
Kanun koyucunun 109 uncu maddenin dördüncü fıkrasında kısmi dava için zamanaşımını dava tarihine bağlayan açık bir cümle kurmuş olması, ıslah bakımından böyle bir hükmün bulunmadığını daha da görünür kılmaktadır.
Madalyonun diğer yüzü davalı içindir: cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürmeyi unutan davalı, tek kullanımlık ıslah hakkını kullanarak bu def'i yargılamaya dâhil edebilir. Buna karşılık ilk itirazlar için ıslah bir çare değildir; 117 nci maddeye göre ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır, aksi hâlde dinlenemez. Zamanaşımı süresinin işlemesi ile hak düşürücü sürenin farkı için zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin karşılaştırıldığı yazı incelenebilir.
Islahla artırılan kısma faiz hangi tarihten işler?
Faizin başlangıcı, artırılan kısım bakımından borçlunun ne zaman temerrüde düştüğüne bağlıdır ve kanunda ıslaha özgü bir faiz kuralı yoktur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117 nci maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; haksız fiilde ise temerrüt, fiilin işlendiği tarihte kendiliğinden doğar.
Buradan pratik bir sonuç çıkar. Dava açılmadan önce alacağın tamamını kapsayan bir ihtar çekilmişse, artırılan kısım bakımından da temerrüt o ihtar tarihinde doğmuş olur. Böyle bir ihtar yoksa artırılan kısım ilk kez ıslah dilekçesiyle talep edilmiş olacağından, faiz başlangıcı olarak ıslah tarihi gündeme gelir. Aradaki fark, uzun süren dosyalarda ana paranın önemli bir bölümüne ulaşabilir.
Bu nedenle hem dava dilekçesinde hem ıslah dilekçesinde faiz talebinin ve faiz başlangıç tarihinin açıkça yazılması gerekir. 26 ncı maddedeki taleple bağlılık ilkesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talep edilmeyen faize kendiliğinden hükmedemez. Uygulanacak oran için kanuni faiz oranının 31 Temmuz 2026 değişikliği ve ticari işler bakımından ticari işlerde temerrüt faizi kontrol edilmelidir.
Islah dilekçesi verildikten sonra süreç nasıl ilerler?
Islah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, yazılı talep veya tutanak örneği haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. Kısmen ıslahta tarafa ıslah ettiği işlemi yapması için bir haftalık süre verilir; ardından harç ve teminat tamamlanır.
Bundan sonrası olağan tahkikattır: mahkeme çoğunlukla ek bilirkişi raporu alır ve dosya sözlü yargılamaya doğru ilerler. Ara kararlar ve duruşma günleri e-Devlet ve UYAP üzerinden dosya takibi yoluyla izlenebilir.
Sık yapılan hatalar
- Islah hakkını erken kullanmak. Islah bir defaya mahsustur; bilirkişi raporu gelmeden yapılan bir ıslah, rapor sonrası ortaya çıkan gerçek miktar için ikinci bir ıslah imkânı bırakmaz.
- Tahkikatın bittiği tefhim edildikten sonra ıslah dilekçesi vermek. Bu dilekçe dikkate alınmaz; sözlü yargılamada, istinafta ve temyizde ıslah yapılamaz.
- Dava dilekçesinde hiç istenmemiş yeni bir alacak kalemini kısmen ıslahla eklemeye çalışmak. 30 Haziran 2026'da yayımlanan içtihadı birleştirme kararından sonra bu yol kapalıdır.
- Kısmi dava açılmış olduğu hâlde ıslah yoluna başvurmak. Kısmi davada 109 uncu maddenin dördüncü fıkrasındaki talep artırımı kullanılmalıdır; bu yolda zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
- Noksan harcı ve hâkimin belirlediği teminatı bir hafta içinde yatırmamak. Teminat yatırılmazsa ıslah yapılmamış sayılır, harç tamamlanmazsa davaya devam olunmaz.
- Islah dilekçesinde faizi ve faiz başlangıç tarihini yazmamak. Hâkim kendiliğinden faize hükmedemez.
- Kısmi dava dilekçesine fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu kaydını koymamak, hatta kalan kısımdan açıkça feragat eden bir cümle yazmak.
- Cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen yetki veya tahkim itirazını ıslahla düzeltmeye çalışmak. İlk itirazlar cevap dilekçesinde ileri sürülmezse dinlenemez.
- 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davasında 107 nci maddenin uygulanmaya devam ettiğini gözden kaçırmak.
Talep artırılacaksa atılacak ilk adım
Yapılacak ilk iş, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve tahkikatın kapanıp kapanmadığını duruşma tutanaklarından tespit etmektir. Tahkikat sona ermişse ıslah yolu da talep artırımı yolu da kapanmış demektir.
İkinci iş, dava dilekçesindeki talep sonucunu satır satır okumaktır. Artırılmak istenen kalem orada yazıyorsa yol açıktır; dava kısmi dava olarak açılmışsa 109 uncu maddenin dördüncü fıkrasındaki talep artırımı, tam dava olarak açılmışsa kısmen ıslah kullanılır. Kalem dilekçede hiç yoksa kısmen ıslah kapalıdır ve ayrı dava ile arabuluculuk şartı gündeme gelir.
Üçüncü iş, harç ve teminat için nakit hazırlamaktır. Artırılan miktar üzerinden hesaplanacak noksan harç ile hâkimin takdir edeceği teminat bir haftalık süre içinde yatırılmazsa ıslah hükümsüz kalır ve tek kullanımlık hak boşa harcanmış olur.